10 senedir ilk defa bir yazıyı kendime yazmak için geçtim bilgisayar başına, bakalım neler çıkacak 🙂

30’a bir kala, belli belirsiz ortaya çıkan aklar saçımda, asabımı bozuyorlar. E tabi bir de son beş yılımın armağanı göbeğim var, bir daha ki seçimlerde oy kullandırtıcam ona, öyle bir birey artık, böyle komplece kutluyorum bu yaşı, “MERHABA 29!”

Aslında kendimi 30 yaşıma gelirken bambaşka düşünürdüm ve ne kadar uzun gelirdi, bu kadar çabuk geçtiğine inanamıyorum. Çoluk çocuğa karıştığıma falan da… Yadırgıyorum ara sıra he. Beynim hala 17’lerde gidip geliyor çünkü. Gerçi bu, şuan halimden memnun olmadığım anlamına gelmez ama ben hala hayallerimin peşinden koşuyorum. Koşuyorum!! Hatta hayallerimin peşinden istikrarla ilk defa bu sene koşuyorum!

Pek çoğumuz büyüyünce ne olacağımızı biliriz, lisede üniversiteye ve olmak istediğimiz mesleğe, üniversitede mezuniyetten sonrasına dair hazırlıklar, planlar… İnan hiç birini hissetmedim ben, istemedim de yani, içimden mi gelmedi nedir, sallamadım pek, işim gücüm fink fink haytalıktaydı. 🙂 Ta ki inci hayatıma girip de, ona nasıl bir gelecek ve aile vermek istediğimi düşünene kadar. Önce kendime bir gelecek kurmalı ve örnek alabileceği bir yaşam yaratmalıydım. Kafa geriden geliyorsa demek ki, öyle bi dank etti. Ve ben 3. kez 10 sene sonra, bu sene yine girdim üni. sınavına.

Sistemin içine edilmiş tabii anlayana kadar canım çıktı, yarım bıraktığım diğer üni’ye devam etmeyi düşündüm önce ama istediğim meslek o değildi. Neyse, ay o sonuçlar gelene kadar bende bi mide ağrısı, açıklandı dediler, valla heyecanlandım, haftalar önceden kaç puan alırsam nereleri yazabilirim, istediğim bölüm tutuyor mu diye günlerce kafa patlattım, sabırsızlıkla bekledim, zavallı çocuklar, bu stresi niye 17 yaşında yaşatıyorsunuz ya insanlara! Yani anlayacağınız yaş 30a gelirken, büyüyünce ne olmak istediğime karar verdim ben.

Ama önceliklerim bundan daha başka, zaten hepsine kocaman teşekkürlerim var, her zaman, ne olursa olsun yanımda oldukları için! Çünkü bazen çok çekilmez olabiliyorum mehemöhö 🙂 Yine de, dileklerimi sıralamadan önce, bugün benim doğum günümse, annemin anne, babamın ise baba sıfatını aldığı gündür! Kutlu olsun canlarımm! 🙂

29 dileklerime gelirsek;

Ailem, gülümsemesini yüzünden hiç eksik etmeyen güzel kokulu, hayatta gördüğüm en güçlü kadın olan annemle,

30 senedir, pardon 29! 🙂 bizi hala “a benim güzel kızlarım” diye bi coşkuyla seven, çocuk ruhlu babamla,

beni herkesten hatta kendimden bile daha iyi anlayan sıpa gözlüm, kocaman miniğim kardeşimle,

kızımın halası, benim görümcem olan ama görümce demeye dilimin varmadığı, tertemiz yüreğini öpmek istediğim pınarımla

ikinci annem olan, her istediğime dört kol dört bacak yetişip, sırf mutlu olayım diye kendi canını çıkartıp ortaya şahane şeyler çıkartan yeşoşumla,

6 senedir, tüm çamura yatmalarıma rağmen, beni bir gün üzmemiş, bir kötü laf söylememiş, bir dediğimi iki etmeyen, her defasında benim olduğuna şükrettiğim, babalığın en çok yakıştığı insan olan, güzel yürekli, güzel gülüşlü sevdiğim adamla, kocamla…

Ve tabii ki assolistim, evimin direği, canımın içi, cennet kokulum, bal böceğim, küçümencik pirincim, yüreğimin bam teli olan kızımla, sağlıklı bir hayat sürmek ve mutlu olmak istiyorum…

Bir de Anaokulu öğretmeni olarak mezun olursam bir kaç seneye, cillop 🙂

Kitap çıkarmak çok istiyorum mesela, bak onu kesin yapıcam, üzerinde ciddi çalışıyorum, böyle turuncu, sarı, mavi kapaklı, enerji taşan, gülümseme garantili kahkaha onaylı hayat hakkında hayaller olsun içinde istiyorum… Falan fistan.

Sonraaa, en son tırın altına girmekten son anda kurtulup yaptığım kazadan beri araba kullanamadım. Artık arabalarla ve trafikle barışmayı çok istiyorum, yersiz korkularımı ve kendime koyduğum engelleri yenmek istiyorum, yolların vınvın kraliçesi olmak istiyorum, yani aslında şöför nebahat olmak istemiyorum, hadi bugün benim arabamla gezelim diyebilicek cesaretim geri gelsin istiyorum…

İşin kısası, uzatmayayım, mutlu bir insanım ben, fazlasında gözüm yok, çok keyifli bir hayat yaşıyorum, en kötü gün böyle olsun diyerek 29 yaşımı selamlıyorum! Hoşgeldin tatlım, bu sene seninle çok iş başarıcaz, mucucuccu!

P.S: Fazla ilgiyi pek sevmem, hemencik sıkılırım, üstüme düşüldüğünde fenalıklar gelir agresifleşirim ama yalnız olmadığını, sevildiğini bilmek de pek güzel gerçekten. İstemem yan cebime koyculuk yapıyor olabilirim lakin iyi ki varsınız a dostlar, a ailem, canım ailem, hepinizi çok seviyorum!

Yorum Yaz