Kategori

Anne / Bebek

Kategori

Hamilelik zor, riskli, endişeli, keyifli, heyecanlı, bir bir bir sürü yeni şeyler öğrendiğin enteresan bir süreç.

Ben baya sıkıntılı bir hamilelik dönemi geçirdim, öyle sağlıkla ilgili hastanelik bir problemim olmadı ama hamileliğin tüm semptomlarını en uçlarda yaşadığım bir hamilelik oldu. Öncelikle ilk 4,5 ay sabah gözümü açar açmaz başlayıp, gece uykuya dalana kadar süren mide bulantıları ve kusmalarla geçti, korkunç derece koku alıyordum, mutfakta buzdolabını açtıklarında yataktan fırlayıp balkona yada dayanamıyorsam tuvalete koşuyordum. Balkona çıktığımda bir gün nasıl bir köpek kokusu alıyorum, deliricem, etraftakilere soruyorum, burada yuvası olan köpek yok diyorlar, indim aşağı en sonunda, o köpeği bulucam! Meğerse evimizin biraz ilerisinde ki marketin arka tarafında köpek doğum yapmış, bildiğin aldığım kokuyu takip etmiştim o kadar keskin ve yoğundu. Evde buzdolabını atma noktasına gelmiştim, teknik servis çağırdık, dolabı boşalttık, defalarca sirkeli sularla sildik, kömür yerleştirdik içine, öyle demişti teknik servis elemanları, “abla herhangi bi koku yok dolapta ama illa var diyorsan bi poşetin içinde kömür yerleştir dolap raflarına, o kokuyu çeker temizler” demişti. Ne  dendiyse, ne okuduysam yaptım ama yok, doğum yapana kadar o çürük limon kokusu gitmedi burnumdan. O kokunun nereden geldiğini bir türlü bulamadım ama hamilelikte ki bu koku alma duyusunun normalin 4 katına çıkmasına K9 sendromu (köpek sendromu) deniyormuş, nasıl çare bulurum bu duruma diye araştırırken bir yerlerde rastlamıştım. Çaresini bulamadım o ayrı :).

İki lokma yesem, masayı silip süpürmüşüm gibi geri geliyordu. 4,5-5 ayı bu şekilde geçirdikten sonra bu sefer mide yanmalarım başladı, haftada 2 şişe gaviscon şurup bitiriyordum o da eh işte idare eder şekilde dayanıyordum, 7. aydan sonra doktorum minik bir hap verdi bana onunla daha iyi oldum diyebilirim. Sonra gebelik şekerim çıktı, tansiyon zaten oynak. Karnım büyümeye ve nefes almak zorlaşmaya başladı ilerleyen zamanlarda, kaburgalarıma ve göğüs kafesime dayanmış olduğu için koca pirincim, nefes almakta çok güçlük çekiyordum, böyle böyle bir de panik atak çıktımı ortaya. Bildiğin cenaze namazı. Kalabalık yerlere girememe, metrobüs, uçak, otobüs gibi taşıtlara binememeler başladı. Sırf ölücem korkusundan fethiye’ye arabayla 12 saatte gittik, her biri ayrı eziyet, uçakla gitsem deliricek gibi hissediyorum, e o kadar saat arabayla yolculuk yapınca zaten karnım burnumda, araba tutuyor, ayaklarım şişiyor, belim ağrıyor, iyice fenalaşıyorum.

Vücut ağırlaştıkça bir de tatlı mı tatlı bir siyatiğim oldu, yürümek, gezmek iyice işkence haline geldi. Siyatik, omurilik’te sinir sıkışması anlamına geliyor, hamileyken bel ve sırt ağrıma dayanamayıp masaja gitmiştim fakat bende masörlük eğitimi aldığım için, yapan kişinin gerçekten bu işi bilmediğini hissettiğimde masajı sonlandırdım, çünkü omuriliğimin üzerinden masaj yapıyordu. Büyük ihtimal de burada oldu, fazla ayakta kalıp hareket ettiğimde sanki bacağın çekiliyormuş hissi, denge kaybı ve kalçada başlayan çok rahatsız edici bir ağrı siyatik. Bu şekilde 38 haftayı tamamladım, en son doktorumla pazarlık yapıyoduk 37 olmaz mı, 1 hafta öne çekelim mi, valla dayanamıyorum artık, yatması, kalkması, yürümesi, nefes alması, uyuması işkence oldu diyerek. Ama tabii bir şekilde geldi geçti, herşeye de değerdi, hatta şimdi yeniden hamile kalmanın planlarını yapıyorum, herşeyi en baştan yeniden yaşarım inan, ne çok seviliyorlar!  Ama yine de gerçekten çok zor bir hamilelikti. Bu arada 2. çocukta böyle olmaz, vücut hamileliğe artık hazırlıklı daha rahat geçirirsin diyorlar. Cesaretlendim! 🙂

Zaten gebeliğim bu kadar zor ve sıkıntılı geçtiği için hiç öyle canımın çektiği gibi yemekler falan yiyip pek keyfini çıkartamadım, allahtan mert bana bu sağlıksız hissettiğim zamanları saymazsak harika bir hamilelik geçirtti, her gece belime sırtıma masajlar yaptı, karnıma yağlar, kremler sürdü, kızını sevdi, onunla konuştu, bir dediğimi iki etmedi, evin bütün işlerini üstlendi, her doktor randevusuna iş güç vs demeden benimle geldi. Tüm aile üyelerimizle beraber prenses gibi baktı bize. Ben sadece yatıp kalkıp kusuyor ve mide bulantımı alan tek şey olan çubuk kraker ile beslenip bir taraftan da nazlanıyordum eheheheh. Tüm hamileliğimi de bu yüzden 9 kg ile tamamladım. Bir tek buna seviniyorum çünkü zaten kilolu hamile kalmıştım. 🙂 Belki bu yaşadığım semptomların pek çoğunun kiloyla da alakası olabilir, hatta bence büyük ihtimal öyle. Bu arada bu belirtileri azaltıp biraz olsun rahatlamak için doktorumun önerdiği şekile dönmeye başladığımda ve gebelik şekerim dolayısıyla diyetisyenin verdiği diyete uymaya başladığımda ise son zamanlarımı biraz daha iyi geçirdim diyebilirim. Şimdi daha rahat ve keyifli bir hamilelik geçirmek için neler yapabilirsin onlardan bahsedicem biraz.

-Mide bulantılarına yapılacak pek birşey yok ama mide asidini alan ve rahatlatıcı olarak bana çubuk kraker gerçekten çok iyi gelmişti. Bol bol hava alıp yavaş ve sakin yürüyüşlerde yine çok iyi geliyor, bir de bol buzlu su oldukça rahatlatıyor.

-Bu dönemde ödem çok fazla oluyor, tuzu mümkün olduğu kadar hayatınızdan çıkarmakta fayda var. Hiç olmazsa kaya tuzu kullanmak bir nebze olsun işe yarıyor. Yine günlük 20 dakikalık yürüşler ve bol su ödem atmada birebir. Onun dışında, ayakları yüksekte tutarak dinlenmek ise kan akışını hızlandırdığı için baya işe yarıyor.

-Mide yanmaları için doktorum bana gaviscon şurup önermişti, talcid içeriğinde civa bulundurduğundan ve bu civa fetüse direkt geçtiğinden kesinlikle önerilmiyor. Tabii mutlaka doktorunuza danışmanızda fayda var. Gebelik kafanıza göre ilaç kullanamayacağınız tek ve en önemli dönem.

-Kafein içeren tüm içecekler, kola, çay, kahve gibi, hepsi vücutta ki demiri emerek, bebeğin beslenmesini ve demir ihtiyacını engelleyen maddeler. Demir takviyesi özellikle kansızlığı önlediği gibi bebeğin gelişiminde de büyük destek. Bunu doğal yollarla almakta tabii ki fayda var, özellikle yeşillikler, ıspanak, roka vs. gibi. Ama kafein vücutta ki demirin bebeğe ulaşmasını engelliyor, bu yüzden gebelikte kullanılmaması gereken maddelerin başında sigara ve alkolden sonra kafein geliyor. Ayrıca mide yanmasını arttırdığı için de kullanmamakta fayda var.

-Çiğ besinler, sakatat ürünler,hijyen ve sağlık açısından özellikle gebelik döneminde tehlikeli kabul ediliyor, çiğ ve market raflarında bekleyen salam, sucuk, sosis vs. tarzı sakatat ürünlerinin içerisinde bulunan bakteriler, normal zaman da sen tüketirken herhangi bir sorun oluşturmazken, fetüs’e kolaylıkla geçebiliyor ve bu da çeşitli zehirlenmeler ve komplikasyonlara yol açabiliyor, kafein için aynı şeyi diyemicem ama hamileyken hiç sakatat ürünü tüketmedim korkumdan. Çünkü et’in içinde, hele ki çiğ etin içinde üreyen bakterilerden gerçekten korkuyorum. Zamanında 1 ay baygın halde yatıp, her gün serum yememe sebep olacak kadar kötü zehirlenmişliğim var. Uzak durun derim.

-Özellikle protein ve kalsiyum ağırlıklı, düzenli beslenmek, hem bebeğin için çok sağlıklı hemde seni daha zinde ve iyi hissettirecek, aynı zaman da sürekli yeme istediğini keseceği için fazla fazla kilo almamana sebep olacaktır. “Hamilelik dönemi maksimum 12 kg alınması normaldir”

-Dişler çok önemli, hamilelik dönemimde düzenli ve sağlıklı beslenmeye önem vermediğim için muhtemelen, doğumdan sonra hala, 1,5 senedir, ne yesem içsem dişlerim sızlıyor, damaklarım zonkluyor, gebelikte gürleşen ve parlayan saçlarım doğumdan sonra avuç avuç dökülüyor. Her gün mutlaka 1 avuç ceviz, 1 kase yoğurt, 1 bardak süt ile yapılan kalsiyum desteğinin bunu engellediğini gördüm, yeni yeni düzeliyoruz. Kalsiyumunuzu eksik etmeyiniz kardeş, sonrası baya sıkıntı imiş.

-D vitamini hem bebek hemde anne için bildiğin nimet, artık havalarda güzelleşiyor, günde en az yarım saat güneşin altında vakit geçirmek şart, güneşin camdan girse bile kıymetli olduğunu okumuştum, dışarı çıkasınız gelmiyorsa camdan alın ama alın 🙂

-Gebelerin sıcak banyo, sauna gibi ortamlara girmemesi, röntgen merkezleri ve manyetik alanlardan uzak kalması gerekir. Bunlar bebeğinize zarar verecek, gebeliğinizi riske sokacaktır.

-Koku problemiyle ilgili birşey yazamıyorum, malum buna yapılacak birşey yok 🙂

-Yiyecekler iyi yıkanmalı, süt ve süt ürünleri pastörize olmalıdır. Yemeklerinizi az ve sık yemeli. Aç kalmamalısınız.

-Üçüncü aydan itibaren kilo artışı olacak, karın büyümeye başlayacak, ayaklarda, bacaklarda ve kollarda şişmeler görülecek. Bu nedenle vücunuzu sıkmayacak şekilde, rahat, geniş, terletmeyen pamuklu veya penye giysiler tercih edilmeli. Dar, sentetik çamaşırlar, mantar enfeksiyonu riskini artırdığı ve dolaşımı zorlaştırdığı için giyilmemeli. Yüksek topuklu ayakkabılar yerine ortopedik tabanlı ayakkabılar kullanılmalı.

-Gebeliğin ilerleyen aylarında akciğer, soluk alma sırasında rahat genişleyemez ve nefes alma zorlaşır. Bu yüzden gebeler, kalabalık, havasız ve sigara içilen ortamlardan uzak durmalı. Yorucu hareketlerden kaçınmalı ve günlük işleri dinlenerek yapmalı.

-Anne adayları günlük ev işlerini yaparken, toz alırken ve yerleri silerken -ki tavsiyem aslında pek yapılmaması ama yapanlar dizlerinin üzerinde durmaya özen göstermeli. Sırt üstü yatarken, kalkıp oturmak için önce yan dönüp sonra kollardan destek alarak kalkmalı. Sandalyeden de ağırlığını bacaklarına verip kalkmalı. Ani hareketlerden ve ağır yük kaldırmaktan kaçınmalı.

-Gebelikte gelişen kabızlık ve hemoroide karşı bol çiğ sebze, meyve yenmeli. Gerektiğinde bekleme-den tuvalete gidilmeli. Sabahları aç karnına bir  bardak ılık, şekerli su içilmeli. Kuru kayısı, erik ve incir kompostolarının içilmesi sorunu önleyebilir. Haftada üç gün yirmi dakikalık yürüyüşler yeterlidir.

Şimdilik bu kadar, dilerim çok keyifli bir hamilelik geçirir ve en özel, en güzel bu dönemin hakkını verebilirsiniz. Darısı ikinci de benim başıma. Yine de zor da geçiriyorsan, inan herşeye değecek, o ılık nefesi, mini minnacık dudakları göğsüne vurduğu an hepsine, her anına bir bir değecek. Öperim.

 

 

 

Tüm zamanların en iyi pedagogundan çocuk yetiştirmenin 10 altın kuralı

“Sevgisiz eğitim olmaz” diyen Anton Makarenko’dan çocuk gelişimi ve eğitiminde gerekli olan her şeyi özetleyen 10 öneri

1900’lü yılların başında yaşamış olan ve çocuk eğitimiyle ilgili çalışmaları ve yazdığı eserlerle tanınan Anton Makarenko, yalnızca SSCB’nin değil, tüm dünyanın en iyi eğitimcilerinden birisidir. Maria Montessori ve Anton Makarenko, UNESCO tarafından modern eğitimin temellerini atan iki pedagog olarak tanınmışlardır.

Makarenko, yaşadığı dönemde bir mucitti; günümüzde son derece aşikâr olarak bilinen şeyleri keşfetti. Örneğin, dünya genelinde öğretmenlerin sevgiyi göz ardı ettiklerinden ve hatta söz konusu eğitim olduğunda bunun gereksiz olarak görüldüğünden bahsetti. Makarenko, mutlu bir birey yetiştirmenin sevgi olmadan imkânsız olduğundan emindi.

İşte size bu büyük pedagogun, psikologun ve yazarın en önemli fikirlerinden bir derleme:

1. Eğitimin en önemli parçası, sizin kendi davranışlarınızdır: Çocuğunuzu yalnızca onunla konuşurken, ona öğretirken ya da bir şeyler yapmasını söylerken eğittiğinizi asla düşünmeyin. Çocuğunuzun yetişmesine hayatınızın her anında yardımcı oluyorsunuz – evde olmadığınızda bile. Giyinişiniz ya da insanlarla konuşma şekliniz, mutluluğu ya da üzüntüyü gösterişiniz, arkadaşlarınıza ya da düşmanlarınıza davranış şekliniz, gülüşünüz ya da gazete okuyuşunuz; tüm bunlar bir çocuğun yetişmesinde önemlidir. Ruh halinizdeki en küçük farklılığı fark ederler. Düşüncelerinizdeki her bir değişimi yakalarlar – siz farkında olmasanız da.

2. Eğitim için açık ve sahici ama ciddi bir ton gereklidir: Bu üç özellik, hayatın gerçekliği için vazgeçilmezdir. Ciddiyet, üzgün olduğunuz anlamına gelmez. Hakiki olun, ruh halinizin an ile ve ailenizde yaşananların gerçekliği ile eşleşmesini sağlayın.

3. Her ebeveynin, çocuğunda tam olarak ne görmek istediğini anlaması gerekiyor: Bir ebeveyn olarak, kendi arzularınız konusunda net olun. Etraflıca düşünün; nihayetinde kendi hatalarınızı görebileceksiniz. Bunun cesaretinizi kırmasına izin vermeyin; önünüzde takip edebileceğiniz birçok doğru yol var.

4. Çocuğunuzu iyi tanımanız gerekiyor: Şu an nerede? Kiminle, ne yapıyor? Elbette ki çocuğunuza mümkün olduğunca özgürlük tanımalısınız. Çocuğunun yalnızca sizinkilere değil, farklı bakış açılarına da maruz kalması gerekiyor. Çocuğunuzun insanlardaki ve olaylardaki iyiyi ve kötüyü tanıyabilmesine yardımcı olmanız gerek. Ve bu doğal süreç, korunaklı bir bölgede oluşamaz.

 5. Eğitimin anahtarı, organize olabilmektir: Eğitim, küçük hataları affetmez. Eğitim, olayların ilgisizlikle ele alınmasını da kaldıramaz. İyi bir organizasyon, her bir detayın kontrol altında alınabilmesini sağlar. Küçük detaylar, hayatın her anında, her gününde, her saatindedir; hayatı tamamlayan bu küçük detaylardır. Eğitim, bol miktarda zamandan çok, zamanın akıllıca kullanılmasını gerektirir.

 

6. Zorla yardım etmeye çalışmayın; ama yardımcı olmaktan mutluluk duyun:Ebeveynden gelen yardım, zorla, sıkıcı ya da sinir bozucu olmamalıdır. Bazen çocuğunuzun biraz zorlanması gerekir; zorlukların üstesinden gelmeyi ve daha karmaşık sorunları kendi kendine çözmeyi öğrenebilmeleri için. Daima çocuğunuzun nasıl çalıştığını görmeyi deneyin. Asla tamamen kaybolmuş, kafası karışmış, çaresiz bir durumda kalmalarına izin vermeyin. Bazen çocuğunuz, sizin dikkatinizi görmeye ihtiyaç duyar; ancak daha da önemlisi ona duyduğunuz güveni.

7. Elde ettiği sonuçlar için onu asla ödüllendirmeyin, cezalandırmayın: Söz konusu iş yapmak olduğunda bir takdir ya da ceza sistemi uygulamak göründüğü kadar yararlı değildir. Çocuğunuzu mutlu eden şey, bir soruna sahip olmak ve bunu kendi kendine çözebilmek olmalıdır. Maharetine, becerikliliğine ve kullandığı yöntemlere dair onayınız, verebileceğiniz en iyi ödüldür. Ancak övgüyü aşırı kullanmamaya dikkat etmek gerekiyor. Çocuğunuzu arkadaşlarının önünde övmemelisiniz. Dahası, başka insanların yanında cezadan ya da kötü yapılan bir işten bahsetmemelisiniz. Söz konusu olan ana konu, işin tamamlanması ve elinden gelenin en iyisini yapmış olması.

8. Bir çocuk, kendi değerini bilmeden başkalarını sevmeyi öğrenemez: Sevmek, sevgiyi tanımak ve mutlu olmak; tüm bunlar, kendinize saygı duymak ve öz-değerinizi bilmek demektir.

 Anton Makarenko

9. Asla kendinizi bir çocuk için feda etmeyin: Ebeveynlerin sıklıkla şikâyet ettiklerini duyarız. “Çocuklarımıza her şeyimizi veriyoruz. Kendi mutluluğumuz da dâhil olmak üzere her şeyimizi feda ediyoruz.” Bu, bir çocuğa yapılabilecek en kötü şey, berbat bir hediye. Çocuğunuzu zehirlemekse amacınız, ona kendi mutluluğunuzdan bir damla sunabilirsiniz. İşe yarayacaktır.

10. Kişi, çocuğa nasıl mutlu olunabileceğini öğretemez; ancak kişi, çocuğu mutlu olmasını sağlayacak bir şekilde eğitebilir: Büyük pedagogdan harika bir alıntı: “Sevgi, en müthiştir duygudur; harikalar yaratır, yeni insanlar ve en büyük insani değerleri yaratır.”

Kaynak: hthayat.com

1 Yaş Bebeğiniz Şunları Yapabilir;

Elinden tutulunca yürür. Bebeklerin bir kısmı bu ayda tek başlarına yürümeyi başarabilir. Fakat bu tür dönüm noktaları bebekten bebeğe değişim gösterebilir. Bebeğinizin gelişim hızını diğer bebeklerle kıyaslamayın, endişelendiğiniz herhangi bir konuyu doktorunuza danışın.

Görüşü yetişkinlerle eşit düzeydedir. Bir nesnenin adı söylendiğinde onun ne olduğunu anlar. Eşyaların ismini öğrenmeye çalışır. Kitaplardaki resimlere ilgi gösterir.

Giydirilirken size yardım eder. Sizin yaptığınız ev işlerini taklit eder. Taklit yoluyla göz kırpmak gibi yeni davranışları öğrenir.

Baş parmağı ve işaret parmeğını kullanarak küçük eşyaları tutabilir. Ayakta iken yerdeki bir oyuncağı eğilerek alabilir, top ile oynar. Elinde iki küp varken, bir üçüncüsünü alabilir.

Uykuya, yemeğe itiraz edebilir. İnatçı davranışları başlar. Hatalı davrandığında üzülür. Beğenilen hareketi yineler.

“Anne“, “baba“ nın anlamını bilir. Aileden insanlara bağlılık gösterebilir. Güvendiği kişilere güler ve kucaklar. İnsanlarla oynamayı, oyuncaklarla oynamaya tercih eder.

Karşılıklı oturduğunuzda sizinle top oyunu oynar. Fincana kaşıkla vurma hareketlerini yineler.

1 Yaş Doğumgünü

Tebrikler! Artık bebeğiniz 1 yaşında, bu ay bebeğinizin ilk doğum gününü kutluyorsunuz. Bebeğiniz ve sizin için mümkün olduğunca sorunsuz ve güzel bir kutlama yapmak için öneriler:

  • Misafir sayısını arttırmamaya çalışın, bebeğiniz ses ve kalabalıktan rahatsız olabilir.
  • Hava uygunsa, partiyi dışarıda yapabilirsiniz. Bebekler açık havayı daha çok severler.
  • Palyaço getirmeyi düşünüyorsanız bazı bebeklerin palyaçolardan korktuğunu unutmayın, eğer bebeğiniz korkarsa onu palyaçodan uzak tutun.
  • Bebeğinizin uyku düzenine devam edin. Partinin saatlerini uyku saatine göre belirleyin.
  • Sizin de keyifle vakit geçirmeniz için kolay yapılabilecek ikramlar planlayın, yemek hazırlığı ve temizlikle bütün enerjinizi tüketmeyin. İmkanınız varsa hazır ikramlardan da satın alın.
  • Bu günü hatıra olarak saklamak için mutlaka fotoğraf çekin, videoya alın.

1 Yaş Konuşma Becerileri

İki – dört kelime söyler. Dikkat çekmek için konuşma ve ağlama dışında bazı sesleri kullanmaya başlar. Farklı konuşma seslerini taklit eder. Kısa emir cümlelerini anlar.

Bu dönemde, eşyaları göstererek, isimlerini söyleyin. Tekrar ettikçe daha iyi öğrenecektir. Yeni şeyler öğrendikçe, onu yüreklendirin. Ona gülün, “ Aferin “ deyin.

12 Aylık Bebeğinizin Gelişimini Nasıl Destekleyebilirsiniz?

Ona yürümesi ve keşfetmesi için alan yaratın. Bu alanda tehlikeli bir şey olmamasına özen gösterin. Evde ayakkabı giydirmeyin ve yürüteç kullanmaktan kaçının.

Yaptığı şeylere çok fazla “ hayır “ demeyin. “ Hayır “ dediğinizde durması gerektiğini bilmeli, bu yüzden gerçekten gerektiği zaman kullanın. Onun her şeyi anladığını düşünüp, yapmaması gereken şeyleri neden yapmayacağını anlatın. “Teşekkür ederim” ve “lütfen” gibi ifadeleri sıkça kullanın. Siz örnek aldığını unutmayın.

Çocuğunuz bir şeyler yapmayı öğrendikçe, onun ve sizin tavırlarınızda değişikliği fark edeceksiniz. Artık o sürekli kucakta durmak isteyen küçük bir bebek değil, hareket halinde ve sadece canı istediği zaman kucağa alınıp sevilmeyi tercih edebilir.

Kendi kendine birşeyler yapmaya çalışır ve siz onun yerine yaparsanız bundan rahatsız olabilir. Bebeğinizin sizin gözetiminizde kendi kendine bir şeyler yapmasına izin verin, kendine güvenmesi için bu çok önemli. Fakat yine de sizin yüzde yüz ilginize ihtiyacı olduğunu unutmayın. Her çağırdığında koşmayabilirsiniz. Doğal olarak sizin de işlerinizin olduğunu anlaması ve sabretmeyi öğrenmesi gerekir, yani artık isteklerini biraz erteleme konusunda ona destek olun.

Eşyalara Aşırı Bağımlılık

Bu sıralar çocuğunuzu çok sevdiği eşyalarından ayırmakta zorlanabilirsiniz. Çünkü bu ara ayrılığa ve yabancı yüzlere sıkça maruz kalmaktadır. Eğer beebğinizin battaniyesini ya da yastığını her zaman yanınızda bulundurmak istemiyorsanız, bu eşyasını sadece belirli zamanlarda kullanmasını isteyebilirsiniz. Diğer zamanlarda uzanarak alabileceği belli bir yerde battaniyeyi tutarak belki azaltmasını sağlayabilirtsiniz. Ya da battaniyenin küçük bir parçasını çocuğunuza vererek koca battaniyenin sürüklenmesini önleyebilirsiniz. Veya kayıtsız kalıp bebeğin battaniyeyi sürüklemesine ses çıkarmayabilirsiniz.

1 Yaş Oyunları

Onunla oyun oynayarak daha çok zaman geçirin. Hikayeler anlatın, şarkı söyleyin. Ona renkli çocuk kitapları okuyun. Diğer çocuklarla oynamasını sağlayın. Boya kalemleri alın, kalem tutmaya alıştırın. Renkli üçgen, kare, dikdörtgen şeklinde oyuncaklar alın. Yumuşak bir topla oyun oynayın.

“Ce-e,  bavvv” tarzı oyunlar oynayın. “Buraya gel” “Biraz daha ister misin?” gibi basit isteklerini tekrar ederek sizi anlamasını sağlayın.

Tek Uykuya Geçiş

  1. ay civarında ya da en geç birkaç ay sonra bebeğinizin gündüz uyku programını değiştirdiğini görebilirsiniz. Artık gündüz bir kez ama daha uzun uyumaya başlayabilir. Yapmadıysa da siz onu buna alıştırabilirsiniz.

Bazı bebekler günde tek uykuya bir günde alışırken, bazıları için ise bu aylar alabilir. Hatta öğleden sonra uzun bir uyku çekebilmesi için sabahları zor da olsa erken kaldırmanız gerekebilir.

1 Yaş Aşı Takvimi

KKK/Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak

KPA 13/Pnomökök Aşısı 4.doz

Suçiçeği

11 Aylık Bebeğiniz Şunları Yapabilir;

Bebeğiniz bu ayda, sizinle top oynayabilir. Her yaptığınızı taklit eder ve artık günlük işler de bunun bir parçası olur. Oyuncaklarını rafına koyar ve toplamaya çalışır.

Kesin komutları algılar ve yapmaması gerekenleri anlar. Sevdiği oyuncağı elinden alındığında itiraz eder. Sizinle birlikte kitaba bakar, resimlere bakmaktan hoşlanır. Taklit yoluyla öğrenir. Televizyonun uzaktan kumandasını kullanarak açıyormuş gibi yapabilir.

Ters çevrilmiş bir kabın içindeki oyuncağı bulur. Sakla bul tarzı oyunlardan hoşlanır. İstediği bir şey işaret parmağıyla gösterebilir.

Yardım ettiğinizde bardaktan su içebilir. Resimli kitaplar ilgisini çeker.

Bebeğim Paylaşmıyor

Bebeğiniz yaşıtı bir bebekle oyun halindeyken elindeki oyuncağı arkadaşının istemesi durumunda kızabilir, bağırabilir, ağlayabilir ve vermemek için elinden geleni yapabilir. Siz ise arkadaşı ile oyuncaklarını sorunsuz bir şekilde paylaşmasını bekliyor olabilirsiniz.

Bebeğinize oyuncakları sırayla oynaması gerektiğini, diğer çocukların oynadığı oyuncağı ellerinden almaması gerektiğinianlatmalısınız. Çocuklar deneme-yanılma yöntemi ile ve diğerleri ile iletişime geçerek öğrenirler. Şimdi onların meraklarının peşinden koşma ve dış dünyayı keşfteme zamanlarıdır. Bu da oyun ile gerçekleştirilir.

Paralel Oyun Nedir

Çocuklar birbirleri ile oynamadıkları halde yan yana oturarak birbirlerinin oyuncaklarla ilişkisini inceler ve bunları kendi kendilerine kelimelere dökerek diğerinin düşüncelerinden öğrenirler. Aileler için ipucu, onların hassas oyunlarındaki dengeyi gözlerken bir oyuncağın kavgasız paylaşılmasını sağlamaktır.

Bunun bir yolu bir grup oyun arkadaşına ev sahipliği yaparken kamyon, top ve yap-boz gibi birden fazla oyuncağı onlara sunmaktır. Çocuklar yavaş yavaş paralel oyundan birlikte oynanan oyunlara geçerler ve paylaşma ve iletişim kavramlarını anlamaya başlayarak inatlaşmaktan vazgeçerler.

11 Aylık Bebeğinizin Gelişimini Nasıl Destekleyebilirsiniz?

Ona takıp çıkarabileceği oyuncaklar verin. Günlük hayattaki eşyalar ilgisini çeker. Şişeler, kırılmayacak kavanozlar ve kapaklarıyla oyun oynayabilirsiniz. Bu, becerisini geliştirirken, günlük hayatı öğrenmesine de yardım eder.

Büyük, resimli ve hareketli kitaplar alın. Resimler ilgisini çeker, ona “Kedi nerede? Evet, buradaymış. Peki ya top?” gibi sorular sorarak kitabı birlikte inceleyin. Gün içindeki aktivitelerinize kitap okumayı da ekleyin.

Çok hareketli çocuklar bile annenin veya babanın kucağında oturup kitap okunması için zaman ayırabilirler. Çoğu zaman onların kitap okuma yöntemi sayfaları çevirme, resimleri işaret etme, sayfa kenarlarını kıvırararak katlama, parmağını deliklere sokma ve hatta kitabı ısırma şeklinde olabilir. Siz sabırla okumaya devam edin. Onun ileride kitapları sevmesi için bu ilk adımlarınız çok değerlidir.

Kitaplara tüm ilgisinin sadece birkaç dakika sürmesi onun bu tecrübeden faydalanmadığını göstermez. Onun ilgisini yoğunlaştırma süresi şimdilik bu kadardır, zamanla daha sakin ve daha uzun süre dinleyecektir.

Büyük ihtimalle o ilgisini çeken bazı masallardan hoşlanacak ve sizin defalarca okumanızı isteyebilir. Bir kelimeyi işaret eder veya bir sayfada durursa kelimeleri yavaş yavaş söyleyin. Kitap okumakla hem dil yeteneğini ve kavrama kabiliyetini geliştirir hem de kitap sevgisi kazandırır.

Bebeklerde Dil Gelişimi

Kelimeleri de taklit eder. Bilinçli olarak kullandığı kelime sayısı artar. Kelimeleri söylemeye çalışır ve artık bilinçli kullanır. Beyni hızla gelişirken, konuşma becerisi de ilerler.

Konuşma ve dil becerisini geliştirmek için, onunla devamlı konuşun. Onun da cevap verdiğini farz ederek diyalogu sürdürürün. Ona sorular sorun ve söylemeye çalıştığı şeyi tercüme edin. “Su mu istersin süt mü?”, kendince bir yanıt verdiğinde; “Evet süt istiyorsun” diyerek açıklayın.

Ona çeşitli direktifler verin. Basit isteklerinizi gerçekleştirebilir. Odasından topu getirmesini ya da çoraplarını sepete atmasını isteyebilirsiniz. İstediğinizi yaptığında ona teşekkür edin. Teşekkür etmeyi ve “lütfen” demeyi bu şekilde öğrenir. Şu anda bu kelimeleri kullanamıyor olabilir, ama vakti geldiğinde kullanacağından emin olabilirsiniz.

Yürümeye Başlama

Bazı bebekler yürümeye onuncu ay gibi erken başlarkenbazıları neredeyse 16-18. aya kadar gecikebilir. Yaş ne olursa olsun, muhtemelen ayağa ayakkabı giydirmek dahil onların yürümesine nasıl yardımcı olunacağı konusunda birçok tavsiye duymuş olabilirsiniz.

Genel olarak uzmanların ortak görüşü bebeğe, onun ayağının kavrayan ve kaymayı önleyen esnek ayakkabılar almanız yönündedir. Mümkünse hava şartları ve ortam uygunsa bilekleri ve ayak kaslarını geliştirmek üzere evde yalın ayak olmasına da müsaade edebilirsiniz.

9 Aylık Bebeğiniz Şunları Yapabilir;

Bebeğiniz bu ayda rahatça emekler ve tutunarak ayağa kalkar. Bazı bebekler hiç emeklemez, başını dik  tutma ve desteksiz oturma zamanında olmuşsa emeklemiyor diye endişelenmeyin.

Nesneleri kolaylıkla kavrar. Oyuncaklarının içinden oynamayı istediği bir taneyi seçip alabilir, birini bırakarak bir diğeriyle oynayabilir. Baş ve işaret parmağıyla küçük nesneleri alabilir. Bardağı tutarak su içmeye çalışır.

Heceleyerek konuşmaya çalışır. Çıkardığınız sesleri taklit eder. Aynı sesi defalarca çıkarır.

Tanımadığı insanlar gördüğünde ağlayabilir. Sevindiğinde ellerini çırpar. Annesinden ayrıldığında ağlar. Bu nedenle uzun süreler ayrı kalmak zorlaşabilir. Aynı şekilde bebeğinizle seyahat de önceki aylara kıyasla zorlaşır. Evine ve düzenine alışmıştır, farklı ortamlarda zorlanabilir. Seyahati tam olarak algılamaz ama ortamı yadırgar. Alışık olmadığı bir şey yaşadığında annesine bakarak ne yapması gerektiğini öğrenir.

Herhangi bir amaca ulaşmak için, daha önce öğrendiği çeşitli yolları dener. Ulaşamadığı bir oyuncak için önündeki engeli çekmek, kenarından dolaşmak gibi metotlar üretir ve en uygun olanı bulur. Oyuncaklarının yerlerini aklında tutabilir.

Artık gözlerinin önünden kaybolan bir nesneyi arar. Onun göremese de var olduğunu idrak eder. Yani nesne devamlılığını öğrenir.

Bebeklerde Tırmanma

Bu zamanlarda bebekler tutunarak ayağa kalkmayı ve tırmanmayı öğrenirler. Tırmanmak için ayakların koordinasyonu, yük kaldırma ve kolları kullanarak vücudu yukarı kaldırmak gerekmektedir. Bebekler genellikle merdivenleri çok severler. Ancak henüz merdivenlerden inip çıkabilmeleri için 2-3 ay daha gereklidir.

9 Aylık Bebeklerde Ek Gıda

Bebeğinizin tercih ettiği besinler olabilir, neyi beğendiğinin ve neyi beğenmediğinin farkındadır. Ayrıca bebeğiniz bazen çok aç gibi olup, bazen de zorla yemek yemektedir.

Katı yiyecek yemenin bebeğe kattığı bir tecrübe de yiyeceğin incelenmesidir. Yiyecekleri hissetmek için parmakları ve hatta tüm elini kullanabilir, yiyecekleri bir bütün olarak ağzına götürebilir. Bu beslenme tecrübesinin doğal bir parçasıdır. Daha rahat yemesini sağlamak için büyük boy bir önlük takabilir ve mama sandalyesinin altına büyük bir örtü serebilirsiniz.

Bebeğin Emmemesi

Bebekler daha bağımsız oldukça, vücudunu daha iyi kullandıkça ve daha farklı tatlara alıştıkça daha fazla meme emmek istemeyebilirler. Bebeğinizi yeniden emzirmeye çalıştıkça o sizi itebilir ve bu sizin için üzücü olabilir. Aslında bu durum her iki taraf için de özgürlük demektir. Bebek size katı gıdalardan aldığı besinlerin ona yettiğini ve emmek istemediğini ifade etmektedir.

9 Aylık Bebeğinizin Gelişimini Nasıl Destekleyebilirsiniz? 

Ona bir bardak alın ve bardakla su içmesine izin verin. Başta dökecektir ama denemeden öğrenemez.

“Kaybet bul” oynayabilirsiniz. Herhangi bir oyuncağını kutuya koyarak, nerede olduğunu sorabilir ve bulması için teşvik edebilirsiniz. Yüzünüzü kapatıp “anne nerede?” diye sormanız ve “anne burada!” diyerek açmanız bu yönünün gelişimini destekler. Oyuncakları saklayın ve birlikte arayarak bulmasına yardım edin.

Farklı boylarda ve renklerde oyuncaklar alın. Yan yana, üst üste dizin, birlikte oynayın. Daha küçük oyuncakları tutmayı ve kavramayı öğrenir. Oyuncakları birbirine vurarak ses çıkartın. Parmak kuklaları kullanarak masallar anlatın.

Şekillerin takılıp çıkarıldığı oyuncaklar bu dönemde onun sevdikleri olacaktır. Birlikte takın, çıkarın. Onu yüreklendirin ve doğru şekli bulmaya teşvik edin.

Bebekler ve Mutfak

Mutfakta çalışırken bebeğiniz de sizinle olmak isteyebilir. Kendisi için zararsız araç gereçleri (plastik tabaklar, tavalar, ölçme kapları, vb) oynaması için verebilirsiniz. Bu dönemde ufak boyutlu eşyaları daha büyük boyutlu eşyaların içine yerleştirmek ve boşaltmak bebeğizin gelişiminde önemli bir süreçtir. Plastik bir kaşıkla tencere ve diğer araç gereçlere vurarak ses çıkarmak da bebeğinizin hoşuna gidecektir.

Mutfakta dikkat edilmesi gereken noktalar:

  • Mümkünse fırını kilitleyin. Bebeğiniz ayağa kalkmak için fırın kapağına tutunup düşebilirlşer ya da içine bakmak için fırın kapağını açabilir.
  • Keskin aletleri bebeğinizin ulaşabileceği yerlerden uzakta tutun.
  • Kucağınızda bebek varken sıcak bir tenecere veya tava karıştırmayın.
  • Soba ve ocak üzerinde sapları dışarıda kaplara dikkat ediniz. Sap kısımlarını bebeğinizin ulaşamayacağı iç tarafta tutun. Ocakların önüne bu tür kazaları önleyici bir koruma da takabilirsiniz.
  • Temizleyicileri ve plastik torbaları kilitleri dolaplarda saklayın.

Bebekle Restorana Gitmek

Bebeğinizle bir restorana gidecekseniz bazı öneriler:

  • Sizi bekletmeden oturtacak ve siparişlerinizi hızlı alacak bir restoran seçin
  • Mama sandalyeleri olmasına dikkat edin
  • Erken gidin, geç vakit yenen akşam yemekleri çoğu zaman bebeği rahatsız edebilir.
  • Pencere kenarına veya mevsim ve hava uygunsa dışarı oturmayı deneyin.
  • Etrafta dolaşan insanlar veya caddede gezinen arabalar bebeğinizi rahatsız edebilir. Çeşme, şelale ve havuz gibi su kaynaklarının yakınına oturmaya çalışın.
  • Bebeğiniz katı gıdaları yiyorsa, oturur oturmaz bir çeşidin hazır olmasını sağlayın. Parmak oyuncakları (ayına uygun) bebekğinizin iyi zaman geçirmesini sağlar ve onu meşgul eder.
  • Tabaklar, çatal, bıçak, tuz ve biberlikler gibi araç-gereçlerle ilgili dikkatli olun.

8 Aylık Bebeğiniz Şunları Yapabilir;

Bebeğiniz bu ayda; isteklerini ağlamadan belirtmeye başlar. Susadığında bardağını gördüğünde sevinir. Acıktığında yemeğinin hazırlanması onu heyecanlandırır. Annesinden ayrıldığında endişe duyar. Yabancıları ayırt eder, farklı davranır ve yadırgayabilir.

Günlük enerjisinin yaklaşık yarısını (hala emiyorsa) anne sütünden alır,  anne sütü  bolsa bu  oran %70-80’i bile bulabilir. Göz rengi artık netleşmiştir.

Her şeyi keşfetmek ister . Eline aldığı bir nesneyi sallar, yere çarpar, ses çıkarıp çıkarmadığını kontrol eder ve ağzına sokar. Eşyaların işlevlerini öğrenmeye başlar. Örneğin telefonla konuşurken sizi taklit etmeye çalışır ve telefonla ne yapıldığını öğrenir.

Çıkardığı sesler netleşir ve mimikleri anlam kazanır. Heceleme artar. Ses ve mimikleri taklit eder. Öksürük gibi belirgin sesleri taklit eder. Duyduğu sesler yönelir. İlgi çekmek için çığlık atar.

İşaret Etme

Bu günlerde bebeğiniz oldukça meşguldür. Vücudunun diğer bölümleri olduğu gibi elleri de sürekli bir hareket halindedir. Eşyaları çok iyi kavrayabilir ve karşı baş parmağını kullanma becerisini mükemmelleştirmeye çalışmaktadır. Aynı zamanda işaret parmağını küçük nesneleri itmek ve küçük yerleri araştırmak için kullanmayı öğrenmiştir.

Parmağını size sanki “Hey, bu oyuncağın adı ne?” diye soracakmış gibi kullanır. Sizin yardımınızı isteyebilir. Eğer uygun birşeyse gösterdiği şeyi alıp bebeğe verin ve ona istediği eşyanın adını söyleyin. Bunu birkaç kere tekrar edin, nesnenin adına ve sizin ağız hareketlerinize nasıl dikkat kesildiğini fark edeceksiniz.

Ona uzanması için cesaret verin. Emekleyerek ulaşılabilir mi? Ya da yuvarlanarak? Eğer huzursuz oluyorsa yaklaştırarak yardımcı olun ki uzanıp erişebilsin.

Emekleme ve Yürüme

Bebeğiniz desteksiz oturabilir. Tutunarak ayağa kalkmaya ve destekle ayakta durmaya çalışır. Kollarının altından tuttuğunuzda adım atmaya çalışır. Bazı bebekler bu ayda sıralar, bazıları daha ileriki aylarda başarır. Emeklemek onun için kolaylaşmıştır. Emekleyerek merdiven çıkabilir.

Yürümesine yardımcı olmak için, tutunarak ittirebileceği tekerlekli bir oyuncak alabilirsiniz. Bacaklarını güçlenmesine ve adım atmak için cesaret kazanmasını destekler. Ayakta durmaya başladığı bu dönem için, doktorunuza danışarak uygun ayakkabı araştırmaya başlayabilirsiniz. Fakat ayaklarının güçlenmesi için evde çıplak ayakla basması daha uygun olur.

Küçük bebeğiniz artık hareketlendi ve bütün evi keşfediyor. Güvenlik önlemlerini gözden geçirmelisiniz. Bunun için onun boyuna eğilerek ya da emekleyerek eve onun gözünden bakabilir ve daha önce dikkatinizden kaçan sivri bir köşe, güvenliksiz priz gibi detayları fark edebilirsiniz.

8 Aylık Bebeğinizin Gelişimini Nasıl Destekleyebilirsiniz?

Bardağı kulpundan tutmaya çalışan bebeğinize uygun bardak alabilirsiniz. Böylece zamanla tutmayı ve bardaktan içmeyi öğrenir.

Babası ve siz işe giderken “baş baş” yapmayı gösterebilirsiniz.  Kısa sürede öğrenir ve taklit eder. Basit oyunları öğrenebilir. Onunla bol bol oyun oynayın.

Zihinsel olarak artık bebek kendisini fotoğraftaki görüntüsü ile eşleştirebilir. Aynı şey aynadaki görüntüsü için de geçerlidir. Bebeğinize bir fotoğraf albümü alıp sevdiği kişilerin fotoğraflarını koyabilirsiniz. Onunla fotoğraftaki herkes hakkında konuşun, zamanla bahsettiğiniz kişiyi gösterebilir. Kendi fotoğraflarınızı mutlaka koyun.

Tekrar Başlayan Uyku Problemleri

Bu zamanlarda bebeğinizin gecenin tam ortasında uyanmaya başlamasını yaşayabilirsiniz. Bu sık rastlanan bir durumdur. Aniden ağlar ve tekrar kendi kendine uykuya dalabilir veya uzun bir süre ağlamaya devam edebilir. Bebeğiniz vücudu ile heyecanlı şeyler yapmayı öğrenmektedir. Hareket etmeyi, ayakta durmayı, nesneleri farklı şekilde tutmayı öğrenmektedir. Bazı aileler bebeklerinin karyola içinde devamlı hareket ettiklerini, emeklediklerini, döndüklerini ve bir parmaklığa tutunduklarını fark ederler. Uykulu ailelerine “Ben biraz daha oynamaya hazırım” veya “Ben ayaktayım ve oturamıyorum” der gibidirler. Tam uyumaya dalmış fakat gene gecede bir iki kere ayağa kalkmak zorunda kalan aileler için bu durum rahatsız edicidir.

8 Aylık Bebek Aşı Takvimi

Bu ay bir aşı bulunmuyor.

 

6 Aylık Bebeğiniz Şunları Yapabilir;

Bebeğiniz bu ay desteksiz oturmaya çalışır. Bunu henüz tam olarak başaramaz ama çabalar ve destekli bir şekilde uzun müddet oturabilir.

Yere düşen bir nesneyi sessiz de olsa fark eder ve arar.

Aynada kendi yansımasını tanır ve onunla konuşur, mimikler yapar. Neşeli ya da kızgın sesleri yüz ifadeleriyle bağdaştırabilir. Tanıdığı insanlarla yabancıları ayırır.

Çıkardığı sesler artar ve sesinizi taklit etmeye çalışır. Bu ayda hece tekrarı başlar.

Her iki eliyle, ayrı nesnelere uzanıp alabilir. Elindeki iki nesneyi birbirine vurur.

Elleri ilgisini çekmeye devam eder. Bir an sağ eline bakar ve hemen ardından sol eli dikkatini çeker. Artık yavaş yavaş tüm parmaklarını birlikte kullanmayı öğrenme zamanı, küçük eşyaları savurmak için birer araç olarak ellerini kullanır.Hangi elini kullanacağı ise ancak 2-3 yaşına geldiğinde belli olur.Bu konuda yönlendirme yapmamaya özen gösterin. Ellerinden herhangi birini kullanma yatkınlığı -sağlaklık ve solaklık- doğuştan gelen bir özelliktir.

Artık halı üzerine düşmüş ufak bir kuru üzümü bile görebilecek keskinlikte bir görüşe sahiptir, elini küçük eşyalara karşı raket gibi kullanabilir. Başparmağıni, ikinci ve üçüncü parmağını birlikte kavramayı kuvvetlendirmek için kullanır.

Bebekler eşyaları tutma konusunda mükemmel olmakla birlikte, bazen onları aniden bırakıverirler, bu nedenle eline kırılacak şeyler vermeyin. Bu  aylarda bebeğinizin bir eşyayı tutup diğer eline geçirdiğini gözlemleyebilirsiniz.

Ek Gıdaya Geçiş

Doktorunuza danışarak ek gıdaya başlayabilirsiniz.Ek gıdaya başladığınızda, tamamen püre yerine pütürlü gıdalar tercih edin. Bu çiğneme ve yutma becerisi kazanmasını sağlar. Küçük ve yumuşak lokmalar sunarsanız zorlanmaz.

İlk yiyecekler genelde tahıllı muhallebiler, yoğurt, muz-elma-şeftali gibi meyve püreleri, patates-havuç gibi sebze püreleri  olabilir. Bu besinlere kesinlikle şeker-tuz eklenmemelidir. Bu yiyeceklere bebeğinizin tepkisine dikkat edin. Hemen reddediyorsa, ek  gıdalara henüz hazır olamayabilir, bazılarını biraz ertelemeniz gerekebilir.

Biberon Denemeleri

Bebeğiniz mama sandalyesindeki tecrübesinden hoşlanıyorsa, ona ilk biberonunu vermeyi deneyebilirsiniz. Onun annesinin memesi dışında başka bir şekilde bir şeyler içebildiğini öğrenmesi önemlidir. Her iki eli ile kavrayabileceği büyüklükte bir biberon kullanmaya özen gösterin.

Başlangıçta önemli bir miktar sıvı belki çenesinden akacaktır ama içmesini zamanla öğrenecektir. Aynı zamanda biberonu atarak yüksek bir ses çıkarmasını da öğrenecektir, sakın ona kızmayın, o  dünyayı deneyerek öğreniyor.

Biberonla su ve formül süt (mama)  verebilirsiniz, meyve  suyunun biberonla verilmesi diş çürüklerine yol açabileceği için önerilmez. Meyvenin püresini kaşıkla vermek daha doğrudur.

Bebeğinizle Konuşun

Çoğu bebek 6 ay civarında ne olduğunu anlamasanız da konuşur gibi farklı sesler çıkarmaya başlayabilir. Sık olarak “baba” sözcüğünü belli belirsiz anne ve babasına seslenmeden farklı bir söz söylemek için kullanır. Genellikle söylediği söz ile söylediği kişi arasında ilişki kuramaz ama bu sözleri tekrarlamaya devam eder. Çok yakın zamanda size seslenmeyi de  öğrenecektir. Onunla ne kadar çok konuşursanız  o da  bunu  o  kadar çabuk  öğrenecektir.

6 Aylık Bebeğinizin Gelişimini Nasıl Destekleyebilirsiniz?

Gün içinde belli süreler destekli oturtarak gelişimine yardımcı olabilirsiniz.

Elleriyle ayaklarını tutar, ona çıngıraklı patikler alabilirsiniz. Uzanmaya çalışır ve çok eğlenir.

Bu ay bebeklerin çoğunda dişlerin kaşınması artar. Ona yumuşak kaşıma oyuncakları alabilirsiniz. Eliyle ağzına götürmeye çalışır ve dişini kaşımayı başarmak onu mutlu eder.

Hareket etmeyi sever. Ona bol ve rahat giysiler giydirmeye özen gösterin.

6 Aylık Bebek Aşı Takvimi

DTacB-IPV-Hib/5’li Karma Aşı 3. doz

KPA 13/Pnomokök Aşısı   3. doz

Hepatit B 3.  doz

Rotavirüs aşısı 3. Doz (Not: Rotatrix marka aşı yapıldıysa 3.Doz yoktur.)

5 Aylık Bebeğiniz Şunları Yapabilir;

Bebeğiniz bu ayda; herhangi bir nesneye uzanabilir ve bilinçli bir şekilde eline alabilir. Yakaladığı nesneleri ağzına götürür. Oyuncağının küçük bir bölümünü görmek bile onu tanımasına yeter. Battaniyenin altından görünen tavşanını tanır ve almak ister.

Aynadaki görüntüsünü tanır ve güler.

Tek heceli sesler çıkarmaya başlar. Sese karşı duyarlılığı artmıştır. Artık en hafif tıkırtıları ve fısıldamaları bile duyar ve tepki verir. Aynı şekilde minik cisimleri de fark eder ve görür.

Yuvarlanarak dönebilir. Yattığı yerde ters dönebilir. Ayakta tuttuğunuzda basmaya çalışabilir.

Oyun minderleri, bebeğinizin sizin bulunduğunuz alanda, serbestçe ve keyifle oyun oynamasına imkan tanır.  Annesini ya da biberonunu gördüğünde beslenme zamanının geldiğini anlar ve heyecanlanır, mutluluğunu ifade eder. Duygularını önceki aylara kıyasla daha kolay anlayabilirsiniz, çünkü ifade yeteneği gelişmiştir. Sevgisini de göstermeye başlar. Yabancıları yadırgayabilir.

Duyuları bir yetişkininki kadar gelişmiştir. İletişim becerisi hızla gelişmektedir. Cıvıldamalara benzer sesler çıkarır. Kolay heceleri tekrar etmeye çalışır. Bazen bir şey içer veya yerken kabarcıklar ve hoş seslerle eğlenir. Bu agular ve sesler konuşmanın ilk öncüleridir. Bu sıralar duyacağınızn başka bir ses ise bebeğinizin ilk kahkahalarıdır. Farkında olmadan vücudunda bir noktayı gıdıklayabilirsiniz ve ilk kıkırdamalar gelir. Bebeğin gülmesine neden olmanın başka bir şekli onun şakalarına karşı gülmektir.

Bebeklerde Oturma

Bu ayda bir çok çocuk oturur pozisyona getirilmekten çok hoşlanırlar. Biraz kıvrık bir sırtı olacak ve ellerini kendini desteklemek için kullanacaktır. Bu denemeleri şimdilik kucağınızla sınırlı ve süreleri kısa tutmak uygundur. Destekle oturma denemelerini 6 ay sonuna saklamakta fayda var . Bebeğiniz her geçen gün kuvvetlenmektedir. Aniden düzelip bir elini boşa alarak bir oyuncağı kavramak için kullanabilir. Bir tarafına yuvarlanmaması için onu iki tarafından yastıklarla desteklemelisiniz.

5 Aylık Bebeklerde Ek Gıdaya Geçilebilir mi?

4-6 aylar arasında bir çok aile ek gıdalara başlamaya çok isteklidir. Bazen aile  büyükleri de her ne kadar sizi buna teşvik etmeye çalışsa da, 6 aylık oluncaya kadar bebeğin günlük yiyeceğini anne sütünden, anne sütü yoksa formül sütten alması önerilmektedir.

Bazı bebekler anne sütü ile beslenmekle yetinirler ve 6-7 aylık olana kadar ek gıdalara ilgi göstermezler. Fakat bazı bebekler dış dünya ile çok ilgili olup ailelerinin ne yediklerine dikkat ederler ve yemek hakkında daha fazla şey öğrenmeye çok heveslidirler. Ancak özellikle  de  anne  sütünüz  devam  ediyorsa, doktorunuzun söylediği 6 aydan önce katı gıdalara geçmemek daha doğru olacaktır.

5 Aylık Bebeğinizin Gelişimini Nasıl Destekleyebilirsiniz?

Ona dişini kaşıyabileceği oyuncaklar alın. Elinde tutup sallar ve ağzına götürür.

Artık rahatlıkla dönebilir. Onu düşebileceği bir yerde yalnız bırakmayın. Uyurken de dönebileceğini unutmayın; yatağı dışında bir yerde uyuduğunda güvenlik önlemleri almayı ihmal etmeyin.

5 Aylık Bebek Nasıl Oynar?

Onu oyun halısına bırakarak, etrafına oyuncaklar koyabilirsiniz. Uzanmaya ve yakalamaya çalışır. Eline aldığı nesneyi inceler. Ona çeşitli ve farklı dokularda oyuncaklar verin.

Aynanın karşısında onunla konuşun. Annesini ve kendisini tanıtın, adını söyleyin. Aynaya güler ve bakmaktan hoşlanır.

Müzik dikkatini çeker ve farklı müzikleri ayırt edebilir. Birlikte müzik dinleyin, onu kucağınıza alın ve dans edin. İkinize özel bu zamanlar ilişkinizin gelişimine katkıda bulunur. 

5 Aylık Bebek Aşı Takvimi

Bu ay bir aşı bulunmuyor.

3 Aylık Bebeğiniz Şunları Yapabilir;

Kendi kendine konuşmayaya başlar, “agu” sesi çıkarır. Sesli olarak gülmeye başlar. Kendiliğinden güler. Annesini tanıdığını ifade eder. Odaya girdiğinizde heyecan gösterir. Yabancılara güler.

Nesne devamlılığı başlar. Üzerini örttüğünüz nesnenin kaybolmadığını anlar. Çıngırakla oynar. Elindeki bir oyuncağı, kısa bir süre tutar.

Bu aydaki bebekler insanları ve eşyaları tanıyabilir. Bazı bebeklerin en çok sevilen eşya olarak bildikleri battaniye gibi yumuşak oyuncakları vardır. Rahat etmesini istediğiniz zaman bu eşyasını bebeğinizin yanına bırakın.

3 Aylık Bebek Baş ve Vücut Kontrolü

Bebeğiniz artık başını kontrol edebiliyor. Başını dik tutabilir ve hatta 45 derece kadar kaldırabilir. Ellerinden tutup kaldırınca ve yüzü koyun pozisyonda iken başını dik tutabilir.

Yüzükoyun yattığında kollarını kullanarak gövdesini kaldırmaya çalışır, kendisini 45 hatta 90 derece kalkık tutabilir. Ayakları üzerinde dik tutmaya çalıştığınızda kuvvetle yere basabilir ve adım atma hareketleri yapabilir. Acele etmeyin daha yürümesine çok var.

Elini tuttuğunuzda, daha sıkı kavrar. Eli hala ilgisini çeker. Sırt üstü yatarken kendi ellerini seyreder. Ellerini hareket ettirerek, kımıldatarak ve gözleyerek elleriyle oynar. Her iki elini biraraya getirip el çırpmak ise onun başka bir keşfi olacaktır. Kısa zaman sonra ellerini alet olarak kullanabildiğini fark edecek ve onları ilginç oyuncaklara dokunmak ve dünyayı tanımak için kullanmaya başlayacaktır.

Oyuncakları elleriyle onu tutabildiğini fark edecek, bir çıngırağı tutarken ellerini hareket ettirdiğinde ses çıktığını fark edecektir. Bu olay “sebep ve sonucun”un başlangıcıdır. Bazı şeyleri yapabildiğini görmesi beyninin o kısımlarını geliştirmektedir. Belki sonra çıngırağı ağzına götürecektir. Bu, ne yapabileceğini araştırıp öğrendiği bir süreçtir. Nesneleri gözleriyle takip etmekten, başını çevirerek her yönde izleyebilir hale gelir. Dokununca ayağını çekmek, başını çevirmek gibi kendini koruma refleksleri geliştirir.

3 Aylık Bebeğinizin Gelişimini Nasıl Destekleyebilirsiniz?

Üçüncü ay aileler için bir dönüm noktası olarak düşünülür, artık uyku, beslenme ve oyun düzenine sahip olan bebek olgunlaşmaya başlamıştır. Ayrıca bebeğiniz artık isteklerini daha net  belli eder.

Ona ilgi gösterin. Bazen sadece yüzüne bakıp gülümsemeniz bile hoşuna gider.

Bir oyun halısı alabilir, üzerindeki halkalara oyuncaklar takabilir, kırılmaz bir ayna koyabilirsiniz. Bazı bebekler sırt veya karın üstü yatıp dakikalarca yansımalarını seyrederler. Bazıları ise neşeli bir ses çıkararak gülerler. Aynalar bebeklere kendileri hakkında yeni şeyler öğrenme imkanı sağlar. Onunla ne gördüğünüz hakkında konuşun. Burnunu, kafasını ve gözlerini göstermeyi deneyin.

Farklı renklerde, değişik sesler çıkaran oyuncaklar ilgisini çeker. Oyuncakları hareket ettirdiğinizde başını çevirerek bakar. Ana kucağına izleyebileceği oyuncaklar asın ve hareket ettirin.

Ayaklarına renkli ve ses çıkaran çoraplardan takabilirsiniz. Bunları seyretmeyi sever.

Dokunma duyusunu geliştirmek için farklı dokularda oyuncaklara dokunmasını sağlayın.

Kucağa alınmayı hala çok seviyor ve sakinleşiyor. Onu bol bol kucağınıza alın.

Bebeğinizle oynarken onu farklı durumlarda tutun. Otururken destekleyin, göğsünüze karşı ayakta tutun, sallanan bir oyuncak altında sırt üstü ve karın üstü tutun. Onun sevebileceği daha birçok pozisyon keşfedebilirsiniz. Bu hareketler onun kaslarını geliştirirdiği gibi hem zevk almasını sağlayacak hem de sosyal gelişimine katkıda bulunacaktır.

3 Aylık Bebek Aşı Takvimi

Rotavirüs aşısını geçen ay yaptırdıysanız, bu ay herhangi bir aşı bulunmuyor.

2 Aylık Bebeğiniz Şunları Yapabilir;

Bebeğiniz bu ay bilinçli olarak gülmeye başlar. Kendisiyle konuştuğunuzda gülebilir ve ses çıkarır. Sizin gülmenize, gülücüklerle karşılık verir. Konuşmanızı “agulamalarla”yla yanıtlar. İlginizi fark eder. Kucağa alınmak hoşuna gider.

Renkli nesneleri izler. Hareket eden bir cismi gözleriyle takip edebilir. Daha iyi odaklanabilir. İlk aylardaki kayma, bu ay düzelmeye başlar.Uyku süreleri uzamaya başlar.

Eline bir şey verdiğinizde tutmaya çalışır.

Daha iyi bir dinleyici olmaya başlar. Duyu organlarıyla anladıklarını anlamlandırmaya başlar. Annesinin sesi artık onun için herhangi bir ses olmaktan çıkar. Sese yönelir ve sesin sahibinin annesi olduğunu anlar. Kadın-erkek seslerini, sert ve yumuşak tonları ayırt edebilir.

2 Aylık Bebek Baş ve Vücut Kontrolü

Bazı  bebekler 2 aylıkken başını kontrol edebilir ve dik tutabilir. Yüzükoyun yattığında, gövdesini kaldırmaya çalışır.

Kollarını hareket ettirebilir, kaşlarını kaldırabilir veya neşeli sesler çıkarabilir.

Ellerini keşfeder. Elini dikkatle inceler.

İkinci ayın sonuna kadar bebekler yüz yüze dik tutulmaktan hoşlanır. Bebeği eğik bir sallanan oturağa yatırmak onun etrafını seyredebilmesini sağlar.

Bazı bebekler ise içe dönük olup aile bireyinin kucağında göğse karşı durmaktan hoşlanırlar. Zamanla, hazır olduğunu düşündüğünüzde onu çevirip yüzünü dışarı doğru tutun böylece dış dünyayı da görebilir.

Bebek Dili

Bu aylarda bile bebekler konuşmayı çözmeye çalışabilirler. Sizin konuşmanızı aktif olarak dinlemekte, ağzınızı seyretmekte ve dilinizin nasıl hareket ettiğini incelemektedir.

Bebekler ilk olarak öncelikle sesli harflerle başlayan farklı sesler çıkaracaktır. Kendi kendini duyacak ve sesleri tekrar etmek için dilini hareket ettirecektir. Söylediklerini tekrar ederek sıra ile onunla konuşmaya devam edin ve bebeğin sizi cevaplamasına izin verin. Gözleri bir şeyi takip ediyor mu diye dikkat edin. Bir eşya veya insan hakkında konuşuyor olabilir.

2 Aylık Bebeğinizin Gelişimini Nasıl Destekleyebilirsiniz?

Yüzükoyun yatırın. Bu şekilde boyun ve sırt kasları güçlenir. Karnı üzerinde durmak bebeğin yakında ortaya çıkacak baş kontrolü için gerekli olan boyun kaslarını geliştirecektir. Bebeğinizin yanına uzanarak bebeğiniz karnı üstünde iken onunla vakit geçirebilirsiniz. İlginç desenli, parlak renkli ve ses çıkaran oyuncaklı örtüler karın üstü yatmayı daha çekici kılabilir.

Oyuncakları elinde tutmaya çalışır, bunun için bebeğinize avuçlayabileceği yumuşak oyuncaklar verin. Hareketli oyuncaklar, çıngıraklar, ses çıkaran nesneler onu geliştirir.

Yatağının yanına asacağınız yumuşak ayna ve kontrast renkli kitaplar ilgisini çeker.

Onunla konuşun. İsmiyle seslenin, şarkılar söyleyin. Müzik dinletin. Onu sakinleştiren müzikleri seçin.

Bebeğin size vereceği ipuçları

Şimdiye bebeğinizin ne zaman iyi hissettiğini, ilgisinin açık olduğunu, ne zaman birşeylerden rahatsız olduğunu anlamaya başlamış olabilirsiniz. Bazı ipuçları şunlardır:

İyi hissettiğini, ilgisinin açık olduğunu gösteren ipuçları: 

  • Sizin yüzünüze bakmak
  • Kolların ve ayakların düzgün hareketi
  • Size uzanması
  • Gözlerini veya başını size doğru çevirmesi
  • Gülme, sesler çıkarma ve yüzün genelde parlak, mutlu bir ifadesiRahatsız olduğunu gösteren ipuçları: 
  • Başı ve gözleri başka tarafa çevirme
  • Ağlama, sızlama
  • Öksürme
  • Kaykılmak, kıpır kıpır kıpırdanmak ve çekiştirmek
  • Derinin kızarması
  • Daha hızlı nefes alma, hıçkırma
  • Esneme
  • Kaşlarını çatma

2 Aylık Bebek Aşı Takvimi

DTacB-IPV-Hib/5’li Karma Aşı 1. Doz

BCG/Verem Aşısı

KPA 13/Pnomökök Aşısı (Zatürre aşısı) 1. Doz

Rotavirüs aşısı (ishal aşısı) 1. Doz (Not: Bu  aşıyı  bazı  doktorlar 3. ayda  başlayıp 3-5-7 aylarda  da  yapabilir, ilk  doz  14 hafta 6  günden  geçe  kaldıysa  aşı  yapılamaz)