Kategori

Anne / Bebek

Kategori

 

Dünyaya korunmasız gelen bebeklerimiz biz ebeveynlerin en değerli varlıklarıdır. Onları her türlü tehlikeye karşı korumak ise yetişkinlerin sorumluluğudur. Ama ne yazık ki tüm koruma önlemlerini alsak dahi onları kazalara karşı her zaman koruyamayabiliriz. Bu yüzden kazalar olduğunda ne yapmamız gerektiğini bilmek onlara doğru müdahalelerde bulunabilmek çok önemlidir. Kaza anında hem kendimize hem de çocuklarımıza gerektiği durumda doğru müdahale etmek için ilkyardım eğitimi almamız gerekiyor. Yine de dilerim hiç ihtiyacınız olmaz ama bebeğinizin başına gelebilecek herhangi bir kazada ne gibi ilk yardım yöntemlerine başvurabiliriz biraz bahsedelim.

Bebeklerimizi kazalardan korumak için öncelikle evlerimizi onlara göre düzenlememiz gerekiyor, ülkemizde sıklıkla televizyonların altında kalarak maalesef hayatını kaybeden çocuklarımızın bulunduğunu biliyoruz ve ilk adım olarak, televizyonlarımızı duvara sabitleyerek önlem almaya başlayabiliriz. Evde oluşabilecek diğer kazalar ve ilk yardım yöntemlerini ise şöyle;

Çarpmalar;

En sık yaşanan kazalardan olan çarpmalar sonucu oluşan travmalar maalesef özellikle yeni yeni ayaklanmaya başlayan bebeklerimizin başına çok sık gelmektedir. Basit çarpmalarda bu uygulayarak bu bölgenin şişmesini engelleyebilirken; sert çarpmalarda, bebeğin açık yarası olmasa dahi mutlaka doktor kontrolünden geçmesi gerekiyor.

Elektrik Çarpmaları;

Hemen hemen evimizin her odasında bulunan elektrik prizlerine bebekler elini veya elinde ki eşyaları sokmayı çok sever, bu yüzden elektrik prizleri önlem alınması gereken en önemli noktalardan biri. Evdeki prizleri mutlaka kapatmamız ve kaçak akım rölesi dediğimiz emniyet sigortasını takmamız gerekiyor. Ancak aldığınız tüm bu önlemlere rağmen bebek akıma kapılırsa sigortayı kapatarak yada yalıtkan bir cisimle akımı kesmek gerekir. Elektrik çarpmalarında yanıklar çıkış bölgesinde daha büyük olacağından, burayı temiz bi bez ile kapatarak hemen en yakın sağlık kuruluşuna başvurmanız gerekiyor.

Yabancı Cisim Tıkanması;

Bebekler herşeyi ağızlarıyla tanımaya çalıştıkları için havayolu tıkanması riskiyle karşı karşıyadırlar. Bu tarz kazaların yaşanmaması için öncelikle küçük parçalı oyuncak tercihlerinde bulunmamak gerekiyor. Böyle bir kaza başınıza gelirse ve havayolu tıkanması kısmi tıkanma ise yani bebek öksürüyorsa, kesinlikle sırtına vurulmamalı ve içecek verilmemelidir, aksi takdirde kısmi tıkanıklık tam tıkanıklığa dönüşerek daha endişe verici bir hale dönüşebilir. Yutulan cisim nedeniyle tam tıkanma olmuşsa; bebek bir kol üzerine ters yatırılır, baş parmak ve diğer parmakların yardımıyla bebeğin çenesi kavranarak boynundan tutulur ve yüzüstü pozisyonda öne doğru eğilir. Baş gergin ve gövdesinden aşağı bir pozisyonda tutulur, 5 kez el bileğinin iç kısmı ile bebeğin sırtına, kürek kemiklerinin arasına hafifçe vurulur. Bebek diğer kolun üzerine, başı elle kavranarak sırt üstü çevrilir yabancı cismin çıkıp çıkmadığına bakılır, çıkmadıysa başı gövdesinden aşağıda olacak şekilde sırt üstü tutulur, 5 kez iki parmakla, göğüs kemiğinin alt kısmından karnın üst kısmına baskı uygulanır. Yabancı cisim çıkana kadar devam edilir. Mümkün olduğu kadar çabuk bir şekilde, en yakın sağlık kuruluşuna götürülür.

Buruna Cisim Kaçması;

Çoğu zaman evde ortalıkta dolaşan çocukların oyuncak parçaları, boncuk, toka, bozuk para, dikiş iğnesi gibi yabancı cisimler çocukların burnuna kaçma tehlikesi taşıyor. Böyle durumlarda burna kaçan cisimler burnun sağlam tarafı kapatılıp kuvvetli bir nefes verilerek çıkartılmaya çalışılır. Bu şekilde çıkmıyorsa zorlanmamalı, özellikle yuvarlak cisimler zorlandığı takdirde daha derine kaçabilir. Bu yüzden çıkaramıyorsanız müdahaleye devam etmek yerine en kısa zamanda, en yakın sağlık kuruluşuna gitmenizde fayda var.

Kanamalar;

Maalesef evimiz her zaman çocuklarımız için çok güvenli olmayabiliyor. Bebeğinizi bıraktığınız odaya geri döndüğünüzde onu bıraktığınız gibi bulamayabilir ve bir yerlerinin kanadığına bile şahit olabilirsiniz. Çeşitli sebeplerden dolayı çocuğunuzun vücudunda bir kanama görürseniz, öncelikle kanayan yerde bir cisim olup olmadığına bakın, yabancı cisim varsa kesinlikle çıkarılmamalıdır. Cismi çıkarmaya çalışırken kanamanın artmasına veya yaranın daha da açılarak etrafında dokulara da zarar vermesine sebep olabilirsiniz. Cismi çıkarmadan etrafına baskı uygulayarak kanamayı durdurmaya çalışmalıyız. Kanama yoksa yaranın üzerine temiz bir bez ile baskı yapmalıyız. Kanama durmazsa temiz bez kaldırılmadan üzerine bir bez daha konarak baskı arttırılır. Kanayan bölge kalp seviyesinden yukarıya kaldırılır, gerekirse bir üst ana damar bölgesine baskı yapılır.

Yanıklar;

Bebeklerde yanıklar en fazla, sıcak cisimlerim cilde temasıyla yaşanıyor. Yanıklar ise şiddetine göre 3’e ayrılıyor. Ciltte sadece kızarıklık varsa birinci derece yanık, ciltte su dolu kesecikler oluşmuşsa ikinci derece yanık olarak sınıflandırılıyor. Üçüncü derece yanıklarda ise damar ve sinirlerde zarar görmüştür ve siyah renkli bir cilt vardır. Hangi tip yanık olursa olsun yanan bölge soğuk su ile soğutulmalıdır. Yaranın üstüne kesinlikle yoğurt, diş macunu gibi şeyler sürülmemelidir. Birinci derece yanıklar dışındaki yanıklarda, baş boyun ve cinsel organ bölgesi yanıklarında ve kimyasal madde yanıklarında evde herhangi bir madde ile asla müdahale edilmeden bebek derhal hastaneye götürülmelidir.

Diğer alınabilecek önlemler ise;

· Bebekler doğar doğmaz kol bacak hareketleri, itip kakma hareketleri ile ayaklarının altındakileri ve kendilerini iteleyerek yer değiştirirler. Bu hareketlerle yer değiştiren bebek düşebilir.

· Bez değiştirme yatağında düşmeyi önleyecek bariyer veya emniyet kemeri var mı?

· Bez değiştirme malzemeleri, bebeğin altı değiştirilirken ulaşabileceğiniz mesafede mi?

· Bebeğin altını değiştirirken, yatak, sandalye vs. üzerinde bebeği bir an bile yalnız bırakmayınız.

· Bebeğin pudra kutusu ile oynamasına izin verilmemeli; solunum yoluna kaçan pudra ölümüne neden olabilir.

· Oyuncak, yastık, doldurulmuş hayvan vs’yi bebeğin karyolasında bırakmayınız. Yaşı büyük bebekler, bu malzemelere basarak yükselip yataktan düşebilirler.

· Bebeğiniz emeklemeye veya dikilmeye başladığı zaman asılabilen oyuncaklar, karyola süsleri vs çıkarılmalıdır. Çocukların eli-ayağı-boynu bunların iplerine dolaşıp boğulabilirler.

· Karyola içindeki yatak, karyolaya tam yerleşmeli, kenarlarda boşluk kalmamalıdır; aksi halde karyola kenarı ile yatak arasına sıkışabilirler.

· Su yatağı, içinde tanecikler olan ortopedik yastıklar vs. kullanmayınız.

• Yatak ve karyola çevresinde bebeğin ulaşabileceği mesafede naylon torba vs olmamalı

• Gece lambaları kumaş vs’ye dokunacak mesafede olmamalıdır; ısınan ampuller kumaşları yakarak yangına neden olabilir.

• Mümkünse bebeğin yatak odasına duman detektörü ( gaz alarmı vs.) konmalıdır.

• Prizler kapaklı olmalıdır.

• Oyuncak kutularının menteşeli ağır bir kapağı olmamalı, ağır bir kapak bebeğin parmaklarını sıkıştırabilir.

• Mümkünse soğuk buhar yapan bir cihaz ile hava nemlendirilmeli; yanık riskine karşı sıcak buhar makinesi kullanılmalı.

• Ani bebek ölümü riskinden dolayı bebek yatağı orta sertlikte olmalı ve bebek sırt üstü yatırılmalı.

• Evde ateşli silah bulundurulmalı; zorunluluk varsa silah ve mermiler ayrı yerlerde olmalı

• Çocukların ulaşabileceği yerlerde ilaç, deterjan vs. olmamalı,

• Bebek yatak odasına giriyorsa, perde kordonları bebeğin ulaşamayacağı mesafede kaldırılmalı;(Çocuklar perde ipleriyle oynamayı sever ama boynuna dolanıp boğulabilir)

Peki banyoda nelere dikkat etmek gerekiyor?

• Banyo zemininde düşmeleri önlemek için kaymaz halı var mı?

• Küvet zemininde de düşmeleri önlemek için kayma önleyici malzeme var mı?

• Saç kurutma makinesi, perma makinesi vs. elektrikli aletler prizden çekili ve kablosu sarılı halde saklanmalıdır.

• İstenmeyen yanıkları önlemek için, şofben vs.nin sıcaklık ayarı 50ºC’nin altında olmalıdır.

• Banyo kapısı ve klozet kapağı daima kapalı tutulmalıdır.

Biraz da mutfak güvenliğinde dikkat edilmesi gereken hususlardan bahsedebilir misiniz?

• Kesici aletler bebeğin ulaşamayacağı mesafede olmalıdır.

• Basamak olarak kullanılabilecek sandalye vs., tezgah ve fırından uzakta olmalıdır.

• İlaçlar çocukların açamayacağı “ bebek kilitli “ kutularda saklanmalı

• Ocaktaki tava, sütlük vs.nin sapı dışa doğru değil, içeriye doğru uzanmalıdır.

• Bebeğinizle sıcak su, çay vs.’yi aynı anda taşımayınız.

• Tost makinesi, mikser vs. fişten çıkarılarak saklanmalı, prizler kapaklı olmalıdır.

• Mama sandalyesi zemine sağlam oturmalı ve emniyet kemeri olmalı;

• Bulaşık makinesi tozu, deterjanı vs. ulaşamayacakları yerde saklanmalı.

• Mutfakta yangın söndürücü bulundurulmalı, büyükler ve büyük çocuklar kullanmasını öğrenmeli

Yavrularımızı kazalardan korumak için evin diğer odalarında ne gibi önlemler alabiliriz?

• Masa ve sehpaların kenar ve köşeleri yaralamayı önleyecek şekilde kaplanmalı

• Bitkiler çocuğun ulaşamayacağı yerde olmalı

• TV, masa lambası vs. düşmeyecek şekilde yerleştirilmeli,

• Uzatma kabloları vs. mobilyaların ardından geçirilip saklanmalı.

• Soba vs. ısıtıcıların etrafında bariyer olmalı

Ütü ve ütümasası açıkta ise bulunduğu odanın kapısını mutlaka kitlemelisiniz.

Zehirlenme Danışma Merkezinin telefonu kayıtlı mı?  0 800 314 79 00 

• Çakmak ve kibritler bebeğin ulaşmayacağı yerde olmalı

• Cam sehpa, alçak cam kapı vs kırılma ve kırık camın kesme riski olan yerlerde camların kırıldığında dağılmasına engel olacak yapışkan film tabakası ile kaplayın (Bu filmler oto camcılarında ve aksesuarı satan dükkânlarda bulunabilir).

• Eviniz iki katlı ise merdivenlerde akordeon olmayan bariyer kullanılmalı merdivenler halı ile kaplanmalı.

• Yangın veya deprem durumunda, kaçış planınız olsun; plana uygun tatbikatlar yapın.

• Bebeğinizi tekerlekli yürüteçte yalnız bırakmayın. Özellikle dubleks ve içten merdivenli evlerde yuvarlanabilir.

• Oyun parkı veya bahçesi varsa parmaklı mı? Parmaklıklar arasındaki mesafe başın giremeyeceği kadar dar mı?

• Tespih, kolye, toka, toplu iğne, raptiye vs. küçük parçacıkları olan nesneleri ortalıkta bırakmayınız;

Havuz

Çocuğunuzu yaşı kaç olursa olsun havuz kenarında yalnız bırakmayın.

Havuz etrafında en az 120 cm yükseklikte, çocuğun tırmanamayacağı bir çit olmalı; çitte de kendiliğinden kapanan bir kapı ve kilitlenen bir mandal bulunmalı;

Bebekle ilgilenen herkes temel ilkyardım kurallarını bilmeli.

Havuz yakınında uzun saplı bir kanca, can simidi vs. kurtarma donanımları ve telefon bulunmalıdır.

13-17 Ocak tarihleri arasında düzenlecek olan Uluslararası İstanbul Anne Bebek Fuar’ında Bebek İlkyardım, kalp masajı, yapay solunum uygulamaları gibi konuya dair uygulamalı anlatımları paylaşılacak ve AKUT’un 2005 yılından beri düzenlediği Sağlık Bakanlığı Sertifikalı 16 saatlik Temel İlkyardım kursuna katılarak sertifika alabilmenizin nasıl olacağına dair bilgiler verilecek. Bende söylemesi, dilerim hiç ihtiyacınız olmasın, sağlıkla kalın.

 

 

Hayatta çok az şey bir bebeğin fotoğrafını çekmek kadar zevkli ve yapılmaya değer bir iştir. Aşağıda bu özel fotoğrafları daha etkili hale getirebilmeniz için hazırladığımız birkaç kolay adım bulacaksınız.

1- Deklanşöre Basmaktan Çekinmeyin!

Bebekler öngörülemez… Yani ne zaman ne yapacaklarını asla bilemeyiz. Bu sebeple en iyi pozu yakalamak için beklemeyin. Siz deklanşöre basın çekeceğiniz belki 30 fotoğraftan biri mutlaka en iyi poz olacaktır. Yeterli ölçüde gün ışığı aldığınızı varsayarsak ISO 100-400 ü seçin ve sığ bir alan derinliği için geniş diyafram aralığı (F/2-f/8) kullanın. Makinenizi sürekli çekim moduna getirin.

2- Işığı Kontrol Edin

En iyi bebek fotoğrafları doğal gün ışığının bolca olduğu gündüz vakti çekilir. Doğal ışık, bebeklerin o yumuşak ve pürüzsüz ciltlerine nefis bir odaklanma sağlar. Mümkünse pencere ışığını tercih edin ve şiddetli güneş ışığından kaçının. Çünkü şiddetli güneş ışığı fotoğrafta gölgeler yaratacaktır ve elbette bebeklerin sağlığı için de uygun değildir. Standart 50 mm lens böyle bir çekim için çok uygundur. Kameranızı diyafram öncelikli A (AV) moduna ayarlayın, yüksek ISO ve geniş diyafram seçin. Fotoğraf makinesinin doğru perde hızını bulmasına izin verin. Karanlık noktaları doldurmak için de harici flaş (diffuser ile) kullanın.

3- Hadi Bana Gülümse Bebek

Bebeklerle çekim yaparken bir reaksiyon yakalamak için abartılı hareketler yapmanız gerekebilir. Komik surat ifadeleri takınmak, birkaç parça eşyanın arasında saklambaç oynamak veya eğlenceli sesler çıkartmak gibi… Bir bebeğin suratında gülümseme yaratmak için yüzlerce yol kullanabilirsiniz. O anı yakalamak için çok hızlı çalışmanız gerekir. Bulanık bir arka plan elde etmek için perde hızını 1/500s veya daha yükseğe ayarlayın, geniş diyafram kullanın(F/1.8-f/4) ve deklanşöre basın!

 4- Basit Arka Planlar Seçin

Basit bebek fotoğrafları çoğu zaman en iyileridir. Çok gösterişli veya parlak arka planlara ihtiyaç yoktur. Profesyonel bir çekimin en iyi yolu biraz beyaz, gri veya bej kumaşı iki sandalyenin arasında kullanmaktır. Kumaşı geniş bir camın kenarına birkaç oyuncakla birlikte yerleştirin yeter…Diyafram öncelikli A (AV) modunu çevirin be istediğiniz diyaframı seçin. Camdan gelen ışık yeterli değilse ISO’yu artırmaktan çekinmeyin. Bebeğin yüzüne nokta ölçümü (spot metering) yapın ve gözlerine odaklanın.

5- Çekimi Unutulmaz Kılın

Unutulmaz fotoğraflar çekebilmek için bebekleri oyun sırasında veya arkadaş ve ailesiyle birlikte yakalamaya çalışın. Kardeşler, özellikle de yaşları birbirine yakınsa fotoğrafa ekstra bir keyif sağlayacaktır. Onları mümkün olduğu kadar birlikte oynarken, yemek yerken, arkadaşlarıyla etkileşim halindeyken fotoğraflamaya çalışın. Geride durun ve arkadaşlıklarının ön plana çıkmasını bekleyin. Yaptıkları şeyi bölmemek için fotoğrafları geriden çekmeye gayret edin. Bebekleri büyük bir camın yakını gibi doğal ışık alabilecekleri bir alana oturtun. Gerekiyorsa makinenizin flaş kullanmasına izin verin.

Cesur Olun

Siyah-beyaz fotoğraflar klasik ve zamanı olmayan fotoğraflardır. Aynı zamanda bebekleri fotoğraflamak için de mükemmeldir. Kameranızın ayarını diyafram öncelikli mod A (AV) moduna döndürün, yumuşak ve bulanık bir arka plan için geniş diyafram aralığını seçin. Spot metering modunu seçin ve bebeğin yüzüne ölçüm yapın. Monochrome çekim yaparken, siyah veya beyaz arka planlar en çarpıcı olanlardır ve ışıkta kontrast fotoğrafa dramatik bir efekt katacaktır.

Tavsiye Edilen Ayarlar

Genelde bebeklerle çekim yaparken çabuk olmak ve tereddüt etmeden çekim yapmak isteriz. Bu yüzden hızlı perde hızı ve yüksek ISO’lar seçmeliyiz. Perde hızı çok yavaş olduğu için harika bir anı bulanık çekmekten daha kötü bir durum olamaz. İyi bir gün ışığında 1/500s perde hızını seçebilirsiniz. F/5.6 ve daha geniş diyafram aralıkları da perde hızından ödün vermeden keskin çekimler yapmanıza olanak sağlar.

Tavsiye Edilen Ekipmanlar

İyi bir fotoğraf makinası ve 50mm’lik standart bir lens bebek portreleri için gayet uygundur. Diyaframınızı f/1.8 ve daha düşük olanları seçmeye çalışın ki daha yüksek perde hızına ve daha keskin çekimlere ulaşabilesiniz( f/1.4, f/1.2). Bir tripod yerine beanbag (kolay şekil alabilir yastık veya minder benzeri) kullanırsanız fotoğraf makinesini daha sabit tutabilir ve zemine yani bebeklerin seviyesine daha yakın olabilirsiniz. Ayrıca gümüş veya beyaz reflektör ışığı yansıtıp daha soft ve iyi bir görüntü elde etmek için idealdir.

SONUÇ

Bebekler çoğu resimde zaten tek başına yeterince güzeldir. Özel kompozisyonlara bile gerek duymadan çok güzel fotoğraflar için harika fırsatlar sunarlar. Her zaman ihtiyacınızdan daha fazla fotoğraf çekmeye gayret gösterin. Mümkün olduğu kadar samimi, arkadaş canlısı ve oyuncu olmaya gayret edin. Eğer siz gergin ve stresli olursanız bebekler bunu çok kolay hisseder ve huzursuz olurlar. Bebek fotoğrafı çekerken rahat ve sakin olmanız gerekir. Yardımsever olmayı da unutmayın onlara nazikçe yaklaşın(ağladıkları, birşeye ihtiyaç duydukları, emekledikleri zaman vs). Bebek huzursuz ise fotoğraf çekmeye bir kaç saat mutlaka ara verin. Onun mutlu olduğu bir anı kollayın ve fotoğraf çekimlerini o zaman yapın. Bebeğiniz birinin kucağında olacaksa, yüzlerinin birbirine olabildiğince yakın olmasına dikkat edin. Yüzlerin birbirine yakın olması bebeğinizle bu kişi arasındaki ilişkiyi daha güzel ifade eder.

Alıntıdır:// turnikon.com

 

 

 

10 Aylık Bebeğiniz Şunları Yapabilir;

Bebeğiniz bu ayda; şekilli oyuncaklarına basit şekilleri yerleştirebilir.

Artık basit kelimeleri ve ifadeleri tam olarak anlamaya başlar. Onunla konuşmanızdan hoşlanır. Bilinçli kelimeler kullanır ve basit komutlara tepki verir.

Bebekler Ne Zaman Yürür?

Bebeğiniz 10 aylıkken yatarken, kalkıp oturabilir. Tutunarak ayağa kalkar. Emekleyerek ya da sürünerek hareket edebilir. Evdeki eşyalara tutunarak sıralar ve ilerleyebilir, ellerinden tuttuğunuzda yürümeye çalışır. Bebeklerin büyük bir kısmı yaşına doğru yürür, fakat şu an hala erken. Bazı bebeklerin ilk adımı atmak için 18. aylarını bile bekledikleri görülebiliyor, endişe etmeyin.

Bebeğim Emeklemiyor

Bu aya kadar bebeğiniz hala emeklemiyor veya bir şeye tutunarak kalkamıyorsa bu durum sizi endişelendirebilir. Ancak endişelenmeyin. Çok hareketli olmayan ve sakince oturarak vakit geçiren sağlıklı ve gelişimleri normal olan birçok bebek vardır. Bu bebekler genellikle kendilerinden daha hareketli olan bebekleri sürekli izleyip takip ederler ve onların yaptıklarını ve çevrede olup biteni anlamaya çalışırlar.

Büyük ihtimalle bebeğiniz birden emeklemeye başlayacaktır veya hiç emeklemeden yürümeye başlayacaktır. Bazı bebekler emeklemez, bazıları poposunun üstünde hareket eder, bazıları karınları üzerinde sürünür böylece bir yerden bir yere gitmeyi başarırlar. Bazıları da bir yere tutunarak etrafında dolaşır.

Bebeklerde Konuşma

Onunla sürekli konuşmalısınız. Söylemeye çalıştığı kelimeyi ona açıklayın. Suyu işaret ettiğinde “su mu istiyorsun” diye netleştirerek ona verin. Eğer bebeğiniz bir yerde oturuyor ve kalkmak istiyorsa, bunu elleri ile ifade etmesini öğretin. Onun istediğini kelimelere döküp ifade edin: “Tamam mısın? Kalkmak mı istiyorsun? İnmek mi istiyorsun?” gibi. Bebek dilinde konuşmayın, çünkü bebeğiniz taklitle öğreniyor ve doğru kelimeleri işitmesi gerekiyor. Gün boyu yaptıklarınızı anlatabilirsiniz. Yemek hazırlarken, dışarı çıkarken ona neler olduğunu daima anlatmalısınız.

Ona şarkılar söyleyin . Şarkılarda söylediğiniz hareketleri yaparak, kelimelerle eylemleri eşleştirebilmesine destek olun. El çırpın dendiğinde birlikte el çırpın. Böylece bağlantı kurmayı başaracaktır ve anladığı komutlar artacaktır.

Bebeğinizin ilk gerçek kelimesini duymak için 1-2 ay daha beklemeniz gerekebilir. Konuşamasa da sizin ile her zaman bir iletişim içinde olduğunu unutmayın.

10 Aylık Bebeğinizin Gelişimini Nasıl Destekleyebilirsiniz?

Ona kağıt ve kalem verebilirsiniz. Henüz tam olarak bir şey çizemez ama kâğıt kalem kullanmak onun el-göz koordinasyonunu geliştirir.

Bay bay ve el sallama yapabilirsiniz. Bebeğinizden ayrılırken ona el sallayın ve gitmekte olduğunuzu ve ona tekrar geleceğini söyleyin. Başlangıçta bebeğiniz de gecikmeli elini sallayabilir. Fakat zamanla sizinle birlikte el sallamayı öğrenecektir.

Evdeki kuralları değiştirmemelisiniz. Bebeğiniz şimdilik dün neye hayır dendiğini hatırlamıyor olabilir, ama unutmayın, net sınırlar çizmek ileride işinizi kolaylaştıracaktır.

Yürüteç Kullanmalı mı?

Yürüteç bebeğiniz için faydalı olmayan ve birçok sakınca doğurabilecek bir araçtır. Yürüteç pek çok gelişmiş ülkede yasaklanmıştır. Bebeklerin yürümeye erken başlamasına katkısı yoktur. Yürüteçler bebeklerin henüz hazır olmadığı bir şeyi yapmalarına neden olur, özellikle merdiven başlarında veya mutfakta sıcak bir kaba yakın kullanıldıklarında, yürüteçler diğer oyuncakların sebep olabileceğinden çok daha ciddi kazalara neden olabilirler. Yürüteçler bebeklerin çok hızlı hareket etmesini sağlar, ayakta dikilir durumda oldukları için pek çok şeye uzanma becerisini çok erken elde etmesi sakıncalı olabilir.

Eşya Kalıcılığı

Bu aylarda bebeklerin hafızasında büyük bir  gelişme vardır. Sizi görmese bile sizin orada olduğunuza dair kavrama yeteneği geliştirmiştir. Eşyaların sürekliliğini öğrenmeyi destekleyen oyunları bebekler çok sever.

Şimdiye kadar bebeğinizle saklanıp ortaya çıkma oyununu (Cee-baavv) oynadıysanız pek yakında bunu o size yapacaktır. Birçok bebek en sevdiği battaniyeyi alıp üstünü kapatmayı ve tekrar açarak annenin gülen yüzünü görmeyi çok sever. Üstü kapalıyken “Nerede benim bebişim?” gibi bir şey söylemeniz çok hoşuna gidecektir. Eğer bir battaniye ile oyuna başlamıyorsa ellerinizi yüzünüze kapatarak oyunu başlatmayı deneyin. Kesinlikle sizi taklit edecek, çok eğlenecek ve aynı zamanda öğrenecektir.

Bu beceri özellikle bebeğinizden ayrıldığınız zaman faydalı olacaktır, böylece o olmadan da sizin başka bir yerde olmanıza alışacaktır. Bir yere giderken her zaman gelip onu alacağınızı açıklamanız çok önemlidir. Bu aşamayı sizin desteğiniz ve sevginizle aşacaktır.

10 Aylık Bebek Aşı Takvimi

Bu ay bir aşı bulunmuyor.

 

7 Aylık Bebeğiniz Şunları Yapabilir;

Bebeğiniz bu ay destekle oturur, bazıları desteksiz de oturmaya geçer. Onu artık mama sandalyesinde rahatlıkla oturtabilirsiniz.Çoğu bebek bu ay desteksiz oturabilir, bazı  bebeklerde bu 8 aya kadar gecikebilir, o yüzden emin değilseniz bebeğinizin yanlarını yastıklarla destekleyebilirsiniz.

Kendi etrafında dönmesi artık iyice kolaylaşmıştır. Yüzükoyun dururken el bileklerinden destek alır. Bazı bebekler nadiren bu ayda emeklemeye başlayabilir.

Yetişkinleri dikkatle izler. Sebep sonuç ilişkisi kurmayı öğrenir. Hareketlerinizi taklit etmeye çalışır.

İstediği her oyuncağa rahatlıkla ulaşır. Bunun için ellerini ve parmaklarını kullanır. Bir elindeki cismi diğerine geçirebilir. Elindeki oyuncağı sallayarak oynar. Bebeğiniz uzanabileceği mesafenin dışında ilginç bir eşya gördüğünde, onu almak isteyebilir. Oturduğu pozisyondan ileri uzanması önemli bir harekettir. Zamanla, uzanmak için dizlerinin üzerinde durmak gerektiğini fark edecek ve dört ayak üzerinde duracaktır. Bundan sonraki hareket olan emeklemeyi öğrenmek için dört ayağı üzerinde ileri geri hareket etmeyi deneyecektir.

Kendisiyle oyun oynadığınızı anlar ve önceki aylara kıyasla daha çabuk yanıt verir. Büyük ve resimli kitaplardaki resimler ilgisini çeker.

Kendi ismini tanır ve çağrıldığında bakar. Tek heceleri söyleyebilir. Memnuniyetini ve şikayetini anlaşılır bir şekilde ifade eder. Azarlandığını ya da sevildiğini anlar ve ona göre tepki verir.

Aile üyelerini tanır ve diğer insanlardan ayırır. Çocukları büyüklerden ayırt eder. Annesine bağlılığı artar . Merak duygusu artmıştır, her şeyi keşfetmek ister. Tehlikeli bir şeye yaklaştığında, sakin ve net bir “hayır”la onu durdurabilirsiniz.

Bebek Güvenliği

Bebeğinizin güvenliği için hareket alanı artan bebeğinizin nerelere ulaşabileceğini inceleyin. Şu tedbirleri alın: Elektrik prizlerini kapatın, elektrik kablolarının üzerini güvenli bir şekilde örtün. Kırılabilecek ve/veya kenarları-ucu keskin eşyaları bebeğin uzanabileceği yerlerden kaldırın, kenarları-ucu keskin mobilyalara koruyucu süngerler takın. Evinizde merdiven varsa, merdivenin başına ve sonuna kapı koyun. Yürüteç kullanmayın.

Bebek Banyosu

Bebeğiniz artık küvetine sığmıyorsa, banyoda güvenle oturmasını sağlayan plastik bir araç satın alabilirsiniz. Bebeğinizin küvetten zevk almasının ve güvenli bir şekilde yıkanmasının bir yolu ona küvette eşlik etmektir. Sizin orada olmanız kendini emniyette hissetmesini sağlayacaktır, dolayısı ile beraber dinlenip suyun içinde vakit  geçirmek ve yıkanmak çok zevkli olacaktır. Çeşitli banyo oyuncakları (ördek-top gibi) bebeğinizin keyifle oynamasını sağlayacaktır.

Bebeğiniz ister bebek küvetinde olsun, ister oturakta veya küvette oturuyor olsun,  hiçbir zaman, kesinlikle yüzünüzü başka tarafa çevirmeyiniz. Çünkü kazalar için çok az zaman ve çok az su yeterlidir.

Uzun ve  yorucu  bir günden sonra bebeğinizle iletişim kurmak için banyo zamanı çok iyi bir fırsattır. Suyu dirseğinizle veya elinizin sıcaklığa hassas bir kısmı ile kontrol ediniz. Havlu, bornoz, temizleyici v.b. ihtiyaç duyacağınız şeyleri hazır ediniz. Bebeği sudan çabuk fakat dikkatlice çıkarınız, yumuşak bir havluya alıp kurulayınız. Bebeğinizin banyodan hoşlanmıyorsa bunun sebebi su değil ıslaklık ve soğuk olabilir.

Diş Çıkarma

Henüz çıkarmadıysa ilk dişini bu ay çıkarabilir. Çıkmazsa da endişe etmeyin, bazı bebeklerin ilk dişini çıkarması 10. ayı hatta nadiren 13.-14. ayı bile bulabilir.

Yabancıları Yadırgama

Bazen 6. ile 12. aylar arasında, bebeğiniz yabancılardan korkabilir, tanımadığı kişiler yaklaşınca ağlayabilir. Tanıdığı ve tanımadığı insanları ayırt edebilir. Bu normal bir gelişmedir ve bazı bebeklerde daha çok görülebilir.

Bebeğinizin yabancıları kabullenmesinde sizin desteğiniz işe yarayabilir. Bebeğinizle yabancı hakkında konuşun. Örneğin “Bu senin halan, senin hakkında çok şey duydu, seni çok seviyor” gibi. Bebeğiniz sizin bu kişiyi kabul ettiğinizi hissedebilirse, o kişiyi daha çabuk benimseyecektir.

Sizin kucağınızdayken, bebeğiniz yabancının yüzünü inceleyebilir ve aranızdaki konuşmayı dinleyebilir. Bir süre sonra yabancının kucağına gitmeyi kabul edebilir. Ancak yabancılara karşı hassas olan bebekleri bir yabancının kucağında tutması için vermek doğru olmayabilir.

7 Aylık Bebeğinizin Gelişimini Nasıl Destekleyebilirsiniz?

Onunla “Ce-e, bavvv” oynayabilirsiniz. Saklanıp çıkmanız onu güldürür.

Ona şarkılar söyleyin. Kucağınıza alarak dans edin. Renkli kitaplar alabilir, birlikte bakabilirsiniz. Hayvanların çıkardığı sesleri taklit edin. Bu şekilde öğrenir.

Birlikte aynaya bakın ve ona kendisini gösterin. Aynaya bakarak  “Ce-e” yapın.

İki eliyle tutabileceği kulpları olan bir suluk verin. Su içerken biberon yerine suluk kullanması, ileride bardağa kolayca geçmesini sağlar.

Ayrılık Endişesi

Yine bu zamanlarda, ayrılık endişesi başlayabilir. Ayrılık endişesi 6. aydan itibaren ortaya çıkabilir, fakat genellikle  12.ayda zirveye ulaşır. Üzülmemeye çalışın çünkü bu onun gelişmesinde normal bir aşamadır.

Sizin ve bebeğinizin daha kolay ayrılmanıza yardımcı olacak bazı öneriler:

  • Hem sizin hem onun tanıdığı, güvendiğiniz bir akrabanıza bırakınız. Çünkü yabancıları yadırgama ve ayrılık endişesi genelde bir  arada görülür. Bebeğiniz bırakacağınız yakınınız ile önceden birlikte zaman geçirin böylece bebeğiniz sizin ona güvendiğinizi hissetsin ve o kişiyi tanısın.
  • Akrabanızla bebeğinize yardımcı olacak ve onu rahatlatacak yöntemleri mutlaka konuşun. Hoşlandığı özel bir battaniyesi veya tüylü bir oyuncağı var mı? Tuvalet programı nasıl? Nasıl tutulmaktan hoşlanır? Özel bazı eşyaları belirtmek için özel kelimeleri var mı?
  • Ondan belirli aralıklarla ayrılıyorsanız bunu rutin hale getirmeye çalışın. Çocuklar önceden tahmin edilebilir, tepki verilebilen ortamlarda daha iyi gelişir. Bir sonraki aşamada ne geleceğini bilirlerse, kendilerini daha güvende hissederler.
  • Her zaman – bebek çok mutlu oynuyor ve sizin gittiğiniz fark etmiyor bile olsa– iyi günler dileyiniz. Ona geri geleceğinizi ve iyi vakit geçirmesini istediğinizi söyleyin.

Katı Gıdaya Geçiş

Ailenin yemek zamanında, sizinle birlikte masaya oturtun. Eline verdiğiniz küçük gıdalarla kendini besleyebilir. Mama sandalyesinde sizi izlemek ve kendi öğününü yedirmek çok öğretici olur. Ona bir bebek kaşığı da verebilirsiniz. Unutmayın; bebekler taklitle öğrenir.

7 Aylık Bebek Aşı Takvimi

Bu ay bir aşı bulunmuyor.

 

 

 

Bebeklere 6. aydan sonra anne sütü ya da mama yetersiz gelmeye başlayacağı için gıda takviyesi yapılması gerekmektedir. Fakat anneler olarak en büyük sorunlarımızdan biride ek gıdaya geçiş aşamaları. Hangi besinin hangi aydan itibaren ne miktarda verileceği, besinlerin nasıl hazırlanacağı, hangi besini beğenip hangisine karşı alerjik tepki göstereceği hepimiz için tedirgin edici bir süreç, biz 5. aydan itibaren başladık ve 6 aydır nasıl bir yol izledik biraz paylaşayım, faydası olursa ne mutlu.

Peki ek gıdalara başlarken neler verilebilir ve bebekler ek gıdaya nasıl alıştırılmalıdır?

* Öncelikle sadece birkaç çay yada tatlı kaşığından oluşan küçük porsiyonlardan başlayın. Bu miktar bebeğin yeme durumuna göre artırılabilir.

* İlk defa verilecek besinler, bebeğin yemeği beğenip beğenmediğini test edebilmek için bebek çok açken tattırılabilir.

* Bebekler yemek için asla zorlanmamalıdır! Beğenmediği besinler daha sonra, bir kaç gün arayla tekrar denenebilir.

* Bir öğün içerisinde ilk defa verilecek gıda sayısı birden fazla olmamalıdır ki bebek alerjik bir reaksiyon gösterir ya da midesini rahatsız ederse hangi gıdadan kaynaklandığı kolaylıkla anlaşılabilsin.Mesela bebek peynir, yumurta ve tereyağdan oluşan sabah kahvaltısı yapacaksa önce sadece peynir ile hazırlanmalıdır. Eğer herhangi bir rahatsızlık gözlemlenmediyse ertesi gün yumurta eklenerek, ondan sonraki gün de tereyağ eklenerek hazırlanabilir. Böylelikle alerjik reaksiyon gösterdiği ya da midesini rahatsız ettiği gıdayı kolayca tespit edebilirsiniz. 6. aydan önce yumurta vermemekte fayda var, yumurta alerjik bir besin olduğundan, 6 ile 9. ay arası sadece sarısını verin. 10. aydan itibaren biraz biraz beyazından ekleyebilirsiniz.

* Ek gıdalara yoğurt, muhallebi, elma havuç püreleri  ile başlanabilir. Yoğurt hem çok faydalı hem de bebekler açısından yenmesi oldukça kolay bir besindir. Bebeğinize 5. aydan itibaren yoğurt vermeye başlayabilirsiniz.

* Ek gıdalar, bebeğe kaşıkla yemeğe alışabilmesi için biberonla verilmemelidir. Mutlaka kaşıkla yedirilmeli.

* Hazırlanan yiyecekler blenderden çok fazla geçirilmemeli, hafif pütürlü kıvama getirilmelidir. Aksi halde bebeğiniz çiğneme ve yutmayı öğrenmede güçlük çekebilir.

* İlk zamanlar –eğer bebeğinizin dişleri henüz bir şeyleri parçalayıp yiyecek sayıda değilse- damağını yormayacak, damağına zarar vermeyecek gıdalar tercih edilmelidir. Çorba, patates püresi, meyve püresi, yoğurt, muhallebi, bal kabağı, (ılık su veya ıhlamur çayı ile ıslatılmış) gibi yiyecekler örnek gösterilebilir. Yiyeceklerine ekleyeceğiniz az miktarda ‘sızma zeytinyağı’ ise hem dişlerinin daha kolay çıkmasına yardımcı olacaktır hemde bağırsak hareketlerini yumuşatarak kabız olmasını önleyecektir, zeytinyağını yemeklere pişirdikten sonra bir çay kaşığı şeklinde koyabilirsiniz.

* Dişleri çoğalmaya başladığında ise; içerisinde bolca şehriye, pirinç, bulgur içeren çorbalar, ekmek, pilav, makarna gibi besinlerle bebeklere çiğneme alışkanlığı kazandırılmaya başlanabilir.

* Şekerli yiyecek hazırlarken “şeker” yerine “pekmez” kullanabilirsiniz. Pekmez, hem çok besleyici hem de demir açısından oldukça zengindir.

* Bebeklere 1 yaşından önce bal, inek veya keçi sütü verilmemeli; yemeklerine tuz, baharat ve salça eklenmemelidir!

  •  Gündüz sık sık kucağınıza alarak dış dünyanın farklılıklarını algılamasını sağlayın.
  • Gün içerisinde olabildiğince uyanık tutmaya çalışın.
  • Uyumadan önce mutlaka besleyin.
  • Uyku öncesi ılık bir banyo yaptırın.
  • Uyku vakti ev içinde ani değişimlerden kaçının.
  • Birden yüksek sesle televizyon açmak ya da ani hareketlerde bulunmayın.
  • Derin uykuya geçişini takip edin. Bunu ağız ve burun hareketlerinden anlayabilirsiniz.
  • Gece uykularında olabildiğince sakin bir ortam sunmaya çalışın.
  • Uykusu geldiği sırada yaptığı vücut hareketlerini takip edin ve anlamaya çalışın.Gece uykularında odasına götürün, ışığı kapatın ancak kapısını yarı açık bırakın.
  • Pijama giydirme, ninni söyleme ya da hafif bir müzik… Uykuya gidişi törensel bir havayla bebeğinize yaşatmanız onun uykuya hazırlanmasını ve daha çabuk uyumasını sağlar.
  • Bebeğinizi istemediğiniz bir şeye zorlamanız ya da sert hareketlerde bulunmanız onu huzursuz eder. Bu tarz yaşanabilecek anlaşmazlıkları mutlaka uyku öncesi çözün.
  • Bebeğinizi uyuması için zorlanmayın.
  • Ağlayarak uyanma durumunda yumuşak bir şekilde konuşarak, sakinleştirerek tekrar uyumasını sağlayın.Evdeki ritüellerinizi çok fazla bozmamaya çalışın.
  • Bebekler, uyku düzenine çok çabuk alışırlar. Olabildiğince rahat olun, zorlamayın.
  • Gözlemlerinize göre uyku saatlerini belirleyin. Bir takvim oluşturun. Bu saatler sizin istediğiniz saatler değil, çocuğun doğal vücut ritminin belirlediği saatler olmalıdır.
  • Bebekler aslında uyku düzenine çabuk alışırlar. Ancak bu konuda ebeveynlerin sakin ve sabırlı olması gerekir. Bebeğiniz büyüdükçe dış dünyayı tanımaya başlayacak ve gece uykuları uzarken gündüz uykularında azalmalar hatta bunun yerini ufak şekerlemeler alacaktır. Bebeğinizin kendi uyku düzenini ayarlamasına fırsat vermeli ve ona zaman tanımalısınız. Bu nedenle ona karşı sabırlı olun. Böylelikle onun uyku döngülerinin giderek belli bir rutine oturduğunu göreceksiniz.

4 Aylık Bebeğiniz Şunları Yapabilir;

Bebeğiniz bu ayda, istediği nesnelere uzanarak alabilir. Aynadaki görüntüsünü keşfeder. Önündeki en ufak nesneyi dahi fark eder ve izler. Sırt üstü yatarken elindeki çıngırağı sallar.

Neşeli ya da öfkeli seslere farklı tepkiler verir. Kendi duygularını mimikleriyle ifade eder. Mutlu olduğunda daha çok ses çıkarır. Kıkırdar ve kahkaha atar. Memnuniyetsizliğini ağlayarak gösterir.

Bir taraftan diğer tarafa dönmeyi başarabilir. Elleri ve ayağıyla kısa sürelerle oynamaya başlar.

Sizinle hala ağlayarak iletişim kurar. Fakat artık espri duygusu gelişmeye başlar, bazı oyuncaklara, hareketlere güler ve kahkaha atar. Gaz sıkıntıları bu ayla birlikte çoğunlukla sona erer.

Diş Çıkarma

Diş çıkarma sıkıntıları bu ayda başlayabilir. Elini sık sık ağzına götürür ve salya miktarı artar. İlk beyazlar genellikle daha bir kaç ay kendini göstermeyecektir, fakat nadiren bazı çocuklar üç aylıkken bile diş çıkarmaya başlayabilirler. Her konuda olduğu  gibi diş çıkarma konusunda da genetik faktörler etkilidir, yani sizlerin ve ailenin geçmişini araştırarak çocuğunuzun ilk dişinin ne zaman çıkarabileceği tahmin edebilirsiniz.

Bazı bebekler diş çıkarırken günlerce şiş dişetinin yarattığı ağrı, huzurusuzluk ve ateş gibi belirtiler gösterirken, bazılarına bakarsınız bir günde diş ortaya çıkıvermiş. Diş çıkarmanın verdiği rahatsızlık bebekten bebeğe değişir.

Diş çıkarma belirtileri

  • Ağız sulanması (diş çıkmadan önce haftalarca sürebilir)
  • Aşırı sulanmanın neden olduğu yüz döküntüsü
  • Kaşınan diş etlerini rahatlatmak için eşyaları ısırmak
  • Maalesef gecenin bir yarısında ortaya çıkan huzursuzkuk ve bazen ağlama  krizleri
  • Emmeyi veya biberonu reddetmek
  • Kulağa asılmak veya ağrıyan yanağı ovmak
  • Belki de düşük bir ateş veya hafif bir ishal

Yuvarlanma

Bu sıralar bazı bebekler yuvarlanarak sırt üstü dönmeye başlayabilirler. Tüm gelişim aşamalarında olduğu gibi yuvarlanmanın zamanında da değişiklik . Bebeğin ilk defa yuvarlanması genelde karından sırta doğrudur. Karnının yuvarlak şekli yandan yana sallanarak yuvarlanmasına yardım eder. Bazı bebekler hemen tekrar tekrar yuvarlanırlar, bazıları ise bunu haftalarca bir  daha denemeyebilir. Bebeğinizi yuvarlanmaya teşvik  etmek için sevdiği bir oyuncağını uzanabileceği bir mesafenin dışına koyabilirsiniz böylece onu yakalamak için uzandığında tekrar yuvarlanabilir.

4 Aylık Bebeğinizin Gelişimini Nasıl Destekleyebilirsiniz?

Bu ay bebeğin sizi nasıl seyrettiğine dikkat edin. Sizin yüzünüzü, gözlerinizi ve yüz ifadenizi seyrederek sürekli dünyayı keşfediyor. Bir oyuncağa her vuruşunda veya bir çıngırağı her sallamasında yeni sinir bağlantıları oluşturuyor ve hızlı öğreniyor.

Bebeğinizi seyrederek kendi başına ne tür faaliyetlerin dikkatini çektiğine dikkat edin. Eğer uzanıp oyuncaklara vurursa, onunla birlikte uzanıp ne yaptığı hakkında konuşun. Çocuğunuzun ne yapmak istediğini en iyi siz bilirsiniz. Onun doğal ilgilerini destekleyerek bir birey olarak gelişimine saygı göstermelisiniz.

Bebeğiniz dönmeye başladı. Onun için gerekli güvenlik önlemleri almalısınız.

Bebeğinize ilgi gösterin. Onunla bol bol konuşun, sizi anlıyor. Yüzüne bakın, gülümseyin ve ona çevresinde gördüğü şeyleri anlatın. Birlikte geçirdiğiniz her an ilişkinizi geliştirir.

Ses çıkaran farklı renklerdeki oyuncakları sever. Salladığında ses çıkaran oyuncaklar, çıngıraklar alın. Ona tutması için farklı dokulara sahip nesneler verin, bu dokunma duyusunu geliştirmesine yardım eder.

Onunla egzersiz yapın. Kollarını göğsünde çaprazlaştırın, açın, kapayın, gülümseyin. Ayak bileklerinden tutarak yukarı aşağı hareketler yapın. Yüzüstü bırakarak kaslarının gelişmesini destekleyin.

4 Aylık Bebek Uyku Düzeni

Bu ay uykuları düzenlenmeye başlar. Uyku eğitimi için bir uyku rutini oluşturmaya başlayabilirsiniz. Rutin size uygun şekilde, beslenme-banyo-pijama-masal/müzik ve uyku düzeninde olabilir. Aynı düzeni her akşam tekrarlamak, uyku vaktinin geldiğini anlamasını ve kendiliğinden uyumayı öğrenmesini sağlar.

4 Aylık Bebek Aşı Takvimi

DTacB-IPV-Hib/5’li Karma Aşı 2. doz

KPA 13/Pnomökök Aşısı  2. Doz

Rotavirüs aşısı 2. doz

 

 

 

Bebekler ilk bir ayda ağlama, öksürme, hapşırma gibi doğal sesler çıkarırlar. Birinci ayın sonunda ağlamaları çeşitli durumlara göre farklılaşmaya başlar. İkinci ve üçüncü aylarda bebekler güler, ” k” ve “g” gibi ünsüz ve “a” “e”, “o” gibi ünsüz harfleri çıkarmaya başlar.

Dört-altı aylar arasında ünlü ve ünsüz seslerin sayısında artış gözlenir, altıncı ayın sonuna doğru ünsüz ile ünlü sesleri birleştirmeye başlar; örneğin ba, da, ma v.b. Yedi-on iki aylar arasında ma-ma gibi hece tekrarları gözlenir. Bebek yetişkin konuşmasına benzeyen ancak anlaşılmayan diziler meydana getirir.

On birinci aydan itibaren anlaşılmayan ses dizileri arasına tek heceli sözcükler yerleştirmeye başlar. İlk anlamlı sözcükleri telaffuz etmeye başlar. On iki-on sekiz aylar arasında sözcükleri amaçlı olarak kullanır. 3-50 sözcükten oluşan sözcük dağarcığı vardır. Nesneleri ve vücut bölümlerini gösterir.

On sekiz-yirmi dört aylar arasında basit yönergeleri yerine getirir, nesneleri ve resimleri isimlendirir. Sözcük dağarcığı 50-70 sözcük içerir. İki yaş çocuğun yürümeye, konuşmaya, kendi benliğini fark etmeye başladığı bir dönemdir. Yaşamın ikinci yılındaki hızlı gelişim çocuğu pek çok açıdan bağımsız hale getirir. Motor yeteneklerle dil becerisinin kazanılmasının çocuğun bağımsızlığındaki etkisi büyüktür. İki yaş çocuğu koşar, tutunarak merdivenleri inip, çıkar. Bu dönemde bildiği 70 veya daha fazla sözcüğü kullanır, iki sözcükten oluşan basit cümleler kurar.

İki yaş sorgu çağıdır. Bu evrede çocuk nasıl ve niçin sorularını ısrarla sorar.

0-2 yaş çocuğunun dil gelişimini desteklemek için neler yapabilirsiniz?

  • Bebeğinizin gözlerinin içine bakarak ve gülümseyerek onunla konuşun.                                                         Onu ismi ile çağırın. Yatağın üzerine bebeğin göz teması kurabileceği, renkli, farklı sesler çıkaran hareketli oyuncaklar asın.
  • Seslere yönelmesi, hareketleri izlemesi için yönlendirin.
  • Dördüncü aydan sonra oyuncağa uzanması ve dokunması için destekleyin.
  • 3-4. aydan itibaren bebeğinizi kucağınıza alarak ayna karşısına geçin. Ona ismi ile seslenin, çıkardığı sesleri tekrar edin. Bebeğinizi olabildiğince çok aile görüşmelerine dahil edin.
  • Akşam yemeğinde masada diğerlerinin konuşmalarını dinleyerek çok sayıda kelime öğrenir. 12. aydan itibaren çocuğunuzun eline orta büyüklükte kırılmayan çelik ayna vererek “Bak benim burnum burada, senin burnun nerede ?” şeklinde oyun oynayabilirsiniz.
  • İlk 2 yıl çocuğunuzu televizyondan uzak tutun. Yapılan araştırmalar 2 yaş öncesinde televizyon izleyen çocukların bilişsel gelişimlerinin olumsuz olarak etkilendiğini, dil gelişimlerinin geciktiğini ortaya koymaktadır. Bu dönemde aşırı televizyon izleme ile Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ve otizm arasında ilişki olduğunu gösteren pek çok araştırma bulunmaktadır. Bu nedenle Amerikan Pediatri Akademisi önlem olarak 0-2 yaş çocuklarının televizyon ekranlarından uzak durmaları gerektiğini vurgulamaktadır. Resimli kitaplar okuyun. Sayfaları çevirmesi için fırsat yaratın.
  • Okuduğunuz hikâyeler hakkında basit sorular sorun. Resim göstererek “Bu ne?” diye sorun.
  • Kitap okurken kahramanın ismini çocuğunuzun adıyla değiştirdiğiniz zaman onun hikâyeyi daha dikkatli dinlediğini gözlemleyeceksiniz.
  • Masal, çocuk şarkıları, ninni, klasik müzik dinletin.
  • Radyonuzu açın ve programları değiştirin. Müzik ve haberler bebeğinizin değişik tonlu sesler duymasını sağlayacak, duyduklarına tepki verecektir.
  • Çocuğunuzla bebeksi konuşmak yerine onunla doğal şekilde konuşmaya özen gösterin.
  • Onun çıkardığı sesleri taklit edin. Bebeğinizin söylediği “ba ba” “de de” gibi sesleri içeren cümleler kurun ; “Ba-ba seni seviyor”, “De-de geldi” gibi.
  • Altını değiştirirken yumuşak sesle şarkılar söyleyin. Günlük hayatınızda neler yaptığınız hakkında, bebeğinizin hayatında olan kişiler; abla, ağbi, büyükanne ve/ veya ev hayvanlarına ilişkin şarkılar yaratarak söylemeyi deneyebilirsiniz.
  • Bir yaşından itibaren bebeğinize çevresini keşfetmesi için fırsat tanıyın. Etrafındaki insanlara, çocuklara tepki göstermesi için onu cesaretlendirin; gülümsemek, baş baş yapmak gibi… Yaşıtlarıyla zaman geçireceği ortamlarda bulunmasını sağlayın, örneğin oyun alanları gibi.
  • 1.5 yaşından itibaren bebeğinize resim kâğıdı ve boyalar vererek resim yapması için destekleyin. Bebeğinizi 18 aylıktan itibaren müzik eşliğinde dans etmesi için teşvik edin.
  • Hızlı müzikle hızlı dans ederek “hızlı” sözcüğünü kullanın. Dingin müzikle yavaş hareket ederek “yavaş” sözcüklerini öğrenmesini sağlayın.
  • Bir yaşından itibaren bebekler gözledikleri olayları taklit etmeye başlarlar. Bu dönemde çocuğunuzla birlikte günlük yaşantıyla ilgili oyunlar oynayabilirsiniz.

 

Bebeğinizi yamuk bir kafa, şişkin gözler, basık burun, şiş cinsel organlar, deride peynir-krem gibi bir madde ve alnında ve kaşlarında kırmızı beneklerle görebilirsiniz. Endişelenmeyin, bu özellikler kısa zamanda geçecektir.

Araştırmalara göre gebelik sırasında annelerinin sesini dinleyen yenidoğan bebeklerin annenin sesine doğru döndüklerini göstermiştir. Bebeğinizle konuşmaya ve şarkı söylemeye devam edin.

Arada kısa süre açabilse bile ilk bir kaç gün bebeklerin gözleri kapalı olabilir. Fakat kısa süre sonra gözlerini daha uzun sürelerle açık tutacaktır. Onun etraftaki yüksek kontrastlı düzen ve şekillerle görsel olarak giderek daha fazla  ilgilendiğini fark edeceksiniz.

Yenidoğan bebeğin kol-bacakları kıvrık  olarak  durmaktadır. Gövdesinden tutularak yüzüstü kaldırılınca  baş  öne  düşer. Yüzüstü yatınca başını bir taraftan bir tarafa doğru çevirebilir, ancak eşyayı göremez. İşitmesi iyidir.

Bebekler yaşamasına yardımcı bazı koruyucu reflekslerle doğarlar. Bu refleksler, kafasını çevirip meme arama, irkilerek kollarını açma, avuç içine elinizi koyduğunuzda kavramadır. Tüm bu refleksler sizi bulup sıkıca tutması için bebeğin içgüdüsel mekanizmalarıdır. Havada ayak üstü tutulunca yürüme hareketleri de yapabilir buna adımlama refleksi denir.

1 Aylık Bebeğiniz Şunları Yapabilir

Bu ay bebeğiniz; yaklaşık 15-30 cm mesafeyi görür. Uzaktaki kişi ve cisimler onun için hala bulanıktır.

Ortalama  17-20 saat uyur, 2-3 saatini uyanık ve sakin geçirir. Uyanık kaldığı süre zamanla artacaktır.

Yakınındaki yüzlere bakar ve kısa bir süre ilgilenir. Hareket eden cisimleri gözleri ile kısa mesafeden takip edebilir. Yerinin değiştirildiğini fark eder. Sıcaklık değişiminden rahatsız olur.

1 Aylık Bebek Emzirme ve Uyku Düzeni

Kucağa alındığında susar. Annesinin kokusunu ve sesini tanır. Emme düzeni ile beslenir. Emme refleksi çok güçlüdür. Göğse konulduğunda, annesinin memesini bulur ve emmeye başlar.

Başını kontrol edemez. Yüzükoyun yatırıldığında kafasını kaldırmaya çalışır.

Bütün gereksinimlerini ağlayarak ifade eder. Beslenme ve uyku düzeni oluşmaya başlar. İhtiyaçları düzenli olarak ve zamanında giderilirse, kendini daha mutlu hisseder ve dünyaya uyum sağlaması daha kolay olur.

1 Aylık Bebeğinizin Gelişimini Nasıl Destekleyebilirsiniz?

Bebeğiniz sevginizi hissediyor ve ilginize ihtiyaç duyuyor. Kucağınıza aldığınız için şımaracağını düşünmeyin. Onu sık sık kucağınıza alın. Dokunulmaya karşı hassastır ve çok sever. Kucağa alınmak, okşanmak ve sevginizi söylemek onun güven duygusunun gelişmesini sağlar. Kucağa alınan bebek doğumun ardından birkaç hafta içinde bakışlarını yüze odaklamayı başarır.

Uyurken istemsiz refleksleriyle kendini uyandırabilir. Onu hafifçe, kundak yapmadan, gevşek bir şekilde sarabilirsiniz.

Onunla konuşmanız ve şarkı söylemeniz sakinleşmesini sağlar. Beş duyusu her gün biraz daha gelişiyor. Gülümseyen yüzler, hoş sesler ilgisini çeker. Bu dönemde banyo yapmak bile onun dünyayı keşfetmesini sağlar.

Tutarken avucunuzla başını desteklemeyi ihmal etmeyin.

Yüzünüzü görebilmesi için kendinize yaklaştırın.

Ana kucağına takacağınız renkli ve parlak oyuncaklar ilgisini çeker ve gelişimine katkıda bulunur. 

1 Aylık Bebek Aşı Takvimi

Hepatit  B:  0 ve  1. ayda 2  doz

 

 

 

Alternatifleri çoğaltın
Herhangi bir sebzenin sıcak yemeğini reddeden bir çocuk, onun salatasını, haşlanmışını da yemeyecek anlamına gelmez. Bir diğer seçenek ise sebzenin püresini yapmak olabilir. Bu da işe yaramazsa, sebzeyi pilav ve makarna ile beraber pişirin. Bunu reddedemeyecektir.

Sosları deneyin
Ketçap ve peynir sosları sebzelere çok yakışabilir. Ayrıca çocuklar ketçaba bayılırlar. Brokoliyi, kabağı peynir sosu ile, ıspanağı ketçapla, fasülyeyi mısırla deneyin. Mutlaka bu kombinasyonlardan birininin tadını sevecektir. Ayrıca şimdi marketlerde çocuklara özel olarak hazırlanmış bir takım soslar da satılmakta ve hepsi de birbirinden lezzetli.

Sebzeli omlet
Omlet seven çocuğunuzun omletinin içine ince kıyılmış sebzelerden koyarak pişirin. Yedirirken “bakalım şimdi içinden hangi sürpriz çıkacak?” şeklinde merak ettirici sorular sorarak çocuğun ilgisini çekebilir ve damak zevkine hitap edebilirsiniz.

Çorbalar
Bir diğer alternatif, çorbaların içine çeşitli sebzeleri katmak olabilir. Sevdiği bir çorbanın içine herhangi bir sebzenin püresini katın. İçine tane mısır atın. Buna da bayılacaktır.

Yemek suları
Yaptığınız etli sebze yemeğinin suyuna ekmek doğrayıp verebilirsiniz. Etli sebze yemeklerinin suları çok besleyici ve vitaminlidir.

Meyve suyu

Sıktığınız meyve sularının içine her seferinde bir sebze katın. Tüm sebzeleri bir anda katmamakta yarar var. Meyve suyunun tadı değişebilir ve çocuğunuz bunu iyice reddedebilir. Bu yüzden her seferinde birini deneyerek başlayabilirsiniz.

Bol bol meyve
Eğer tüm bu denedikleriniz işe yaramazsa bol bol meyve yemesini sağlayın. Meyvelerde bulunan lif, C ve A vitaminleri çocuğunuzun ihtiyacını karşılayacaktır.