Kategori

İlişkiler

Kategori

İYİ BİR BOŞANMA KÖTÜ BİR EVLİLİKTEN DAHA İYİDİR

Nedir bir insanı nikah defterine attığı imzayı boşanma dilekçesine atmaya götüren neden?

Tek bir bakış, tek bir söz, tek bir hareket?.. “Genelde tek bir sebebi olmaz” Evlilik ilişkisi yavaş yavaş bozulur, kalitesini kaybeder. Küçük, aslında önemsiz davranışlar çok önemli hale gelir. Sevgi, yakınlık, güven ve saygı gibi olumlu duygular etkinliğini kaybeder.  Çoğu zaman değerler ve amaçlar farklılaşır. Bunun sonucunda aynı ev içinde farklı yaşam stilleri ortaya çıkar.

Yalnız girdiğiniz o kapıdan çocuklarla çıkmak her zaman kolay olmaz. Eğer siz de boşanmanın eşiğinde bir çiftseniz, sadece kendinizi değil, çocuğunuzu da düşünmelisiniz!

Boşanma kararı her ne kadar iki kişi tarafından alınsa da, çocuklar da boşanmadan en az büyükler kadar etkileniyor. Kimi zaman tepkilerini ağlayarak, kimi zaman susarak gösteriyorlar. Onların küçük dünyalarında yaşadıkları büyük fırtınaları göz ardı etmemek gerekiyor. Bu nedenle ‘çocuktur anlamaz’, demek yerine, ister bebek olsun, ister ergen, onun duygu ve düşüncelerine de önem vermeli ve mümkünse boşanma kararını açıklarken belirli kurallara uymalısınız.

                                                       bo-anma-feragatd

 

Yaş grubuna göre tepkiler

0-2 yaş grubu
Bu yaş grubundaki çocuklarda tepki, şiddetli ağlamalarla ortaya çıkabiliyor. Apati denilen, yüzde hiç ifade olmaması durumuna da rastlanabiliyor. Evde kalan ebeveyne aşırı düşkünlük olabiliyor. Bu durumla baş etmek için çocuk oyuncaklarına çok sıkı sarılıyor ya da tamamen oyunu reddediyor.

Boşanma kararı çocuğa nasıl söylenmeli?
Genel prensip olarak çocuk asla boşanma kararını başkasından duymamalı. Mümkünse bu kararı, evlerinde, çocuğun alışkın olduğu ortamda, anne ve baba birlikte söylemeli. İlk kural bu olmalı. Anne ve baba herhangi bir nedenden dolayı kararı birlikte açıklayamıyorsa, çocuğa durumu anlatan ebeveynin arkasından diğer ebeveynin telefonla çocuğu araması ve çocukla konuşması gerekiyor.

Nelere dikkat edilmeli?
Özellikle okul dönemine kadar olan çocuklarda çocuğun eski evinde kalması çok önemli. Eğer koşullar uygun değilse, taşındığı eve daha önce kullandığı mobilyaları götürmek doğru olur.

Yine bu dönemde bakıcı, okul gibi başka değişiklikler de yapmaktan kaçınmak gerekiyor. Boşanma zaten büyük bir değişiklik, çocuğun aynı anda hepsiyle başa çıkması çok kolay olmuyor.

3-6 yaş grubu
Bu dönemde ağlama çok şiddetli oluyor ve regresyon denilen, gerileme belirtileri görülebiliyor. Parmak emme, emzik isteme, alt ıslatma ya da daha önce uyumak için kullandığı, yanından ayırmadığı bir oyuncağa tekrar bağlanma gibi terk ettiği herhangi bir alışkanlığa tekrar dönebiliyor. Uzman Pedagog Nuray Erdemli Ülküsel, bunun sebebini şöyle açıklıyor: “Çocuklar daha önce anne ve babanın birlikte olduğu dönemde kendilerini daha güvende hissediyorlar. O döneme dönerek, aynı emniyeti yakalamaya çalışıyorlar.” Sorunla baş edebilme tepkisi, kız çocuklarında daha çok mastürbasyon yapmaları şeklinde kendini gösteriyor. Erkek çocuklarda ise saldırgan davranışlar görülebiliyor” diyor.

6 yaş sonrası ve ergenlik
Okul dönemindeki bilinçli çocuklarsa, ev içinde üzüntülü, sessiz, sakinken, okulda saldırgan, okuldan kaçan çocuklara dönüşebiliyorlar. Arkadaşlarıyla problem yaşayabiliyor ve okul başarısında hızlı bir düşüş olabiliyor. Anne ve babalar boşanmadan en az ergenlerin etkilendiğini düşünüyor ve çoğunlukla boşanmak için çocuğun büyümesini bekliyorlar; fakat boşanmanın ergenlikteki etkisi de oldukça şiddetli oluşabiliyor. Depresyona benzer tablolar gösterebiliyorlar. Okul başarısı düşüyor. Zaten ergenliğin üzerine bir de bu problemler geldiği zaman, uyuşturucu ve alkole yatkınlık görülebiliyor. Asilik, zaten ergenlik döneminde sıkça görülüyor ve bu tür bir durumla karşılaştıklarında, bu durum daha da büyük duygusal tepkilere yol açabiliyor. Ama bunlar olacak diye boşanmaktan vazgeçmek doğru değil.

Yapılan araştırmaların hepsi, ev ortamındaki huzursuzluğun, çocuğu, dağılmış aile ortamından daha çok etkilediğini ortaya koyuyor.

                                                                                           aman-cocuklar-duymasin
Boşanmanın etkilerini engellemenin yolu yok mu?
Aslında var. Boşanma sürecini anne ve baba çok iyi bir şekilde yönetirse etkiler en aza iniyor. Tepkiler her çocuk için farklı olsa da, her yaş grubuna göre değişse de, aslında genel kurallar var. Bu durumda yapılacak en doğru şey, boşanma kararını alan anne ve babanın mutlaka bir uzmandan yardım alması ve çocuğa nasıl yaklaşması gerektiğini öğrenmesi. Yaş grubuna göre adapte etmek gerekse de genelde verilecek mesaj aynı; “Biz evliliğimiz için böyle bir karar aldık, hiçbir zaman ayrılmayı düşünmedik ve bir çocuk sahibi olduk. Fakat şimdi aynı evde mutlu olmayacağımıza ve ayrı evlerde yaşamanın bizi daha mutlu edeceğine karar verdik. Onun için bundan sonra ayrı yaşayacağız. Ama ne olursa olsun biz senin her zaman annen ve babanız; sadece karı-koca olmayacağız” demek gerekiyor.

Boşanma sonrasında anne ve baba birbiriyle görüşmeli mi?
Boşanma sonrasında anne, baba ve çocuk birlikte bir şeyler yapmalı deniyor. Fakat anne ve baba boşansa da, aradan uzun zaman geçse de, hatta başka birileriyle evlenseler de, çocuk hep bir gün onların barışacaklarının hayalini kuruyor. Bu nedenle, boşanmadan sonra eskiden olduğu gibi hep birlikte zaman geçirmek doğru değil. Özellikle boşanmanın ilk bir yılında anne, baba ve çocuk eski ilişkiyi devam ettirmemeli. Çocuk mümkün olduğunca onları birlikte görmemeli.

Ne zaman bir uzmana başvurmak gerekiyor?
Boşanma sürecinde bir uzmanla görüşmekte fayda var. Bu görüşmede çocuğun olması şart değil. Önce anne ve babaya danışmanlık verilmeli. Eğer çocuk aşırı tepki vermediyse ya da çok ağlayıp, fazla tepki veriyorsa üç ayın sonunda hâlâ normal hayatını sürdüremiyorsa, okula gidemiyorsa, evde kalamıyorsa o zaman bir uzmanla görüşülmeli. İlk üç aydan önce, uzmana götürülmesine gerek yok. Ama çocuğun hayatını etkileyecek şeyler varsa, örneğin çocuk yemek yemiyorsa, bayılıyorsa, bu durumda tabii ki bir uzmandan hemen destek almak gerekiyor.

Çocuğa güvende olduğu hissettirilmeli
Ayrılan anne ve babaların çocuklarının hepsi “Peki ben?” diye sormaya başlıyor. Her şey önceden planlanmalı. Çocuğun güvende hissetmesi için, durumun güven vermesi gerekiyor. Diğer ebeveyni hangi günlerde görecek, haftanın kaç günü orada kalacak? Bunların hepsi boşanma öncesinde belirlenmeli. Bunun için mahkeme kararını beklemeye gerek yok. 7-12 yaş dönemdeki çocuk, yeni bir eve gidecekse ya da çocuğun diğer ebeveynin evinde bir odası olacaksa, eşyalar çocukla beraber seçilebilir. Çocuğun orayı sahiplenmesi için kendinden de bir şeyler olmalı. Çocuklardan çok farklı sorular geliyor. “Geçen gün vazo kırmıştım acaba ondan mı oldu?” gibi sorular bile akıllarına gelebiliyor. Bu konuda çocuğu rahatlatmak gerekiyor. Boşanmanın onun suçu olmadığı, anne ve babanın kararı olduğunun anlatılması gerekiyor.

                                                           shutterstock_90689449

Uygun zaman

Boşanma sürecinde uygun zaman seçmek adına herkese uygun bir reçete yoktur. Bu durum kişilerin sosyal yapılarına, mesleklerine, kişilik yapılarına, aile yapılarına, yetiştirilme tarzlarına göre değişir. Bazen karar verme süreci çok uzun zaman alabilir. Ama genelde bu düşünceler her iki bireyde aynı zamanda başlar ve bu davranışlarla verilmiş olur. Peki ya çocuk…

Bazen evlilik kötü gitse de çocuğun biraz büyümesi beklenir. Bu ‘biraz’ın ne kadar süre olduğunu kestirmek epey güçtür. Üstelik çocuk belli bir yetişkinlik düzeyine erişene kadar onu kötü giden bir evliliğin içine hapsetmek yanlıştır. Boşanmaya karar vermek için çocuğun belli bir yaşa gelmesini beklemek gerekmez. Eğer evlilik hayatında şiddetli geçimsizlik varsa bu ortam çocuklara daha fazla zarar verebilir.

Boşanmayı anlatma dili

Boşanma sadece çocuk için değil, ebeveynler için de ciddi stres yaratır. Aile olmanın parçası olan evin bundan böyle ayrılacağı kararını çocuğa açıklamadan evi ayırma yoluna gidilmemelidir. Çocuğa boşanma kararı birlikte açıklamalıdır. Boşanma sürecinde çocuklara en fazla zarar veren ve yaralayan durumun çocuklara olayların anlatılmamasıdır. Boşanma veya ayrılık  kararı çocuğa açıkça söylenmez ve bir anda anne veya baba evi terk ederse, çocukların boşanma olayından en fazla kendilerini sorumlu tuttuklarına, “Ben yaramazlık yaptığım için annem/ babam gitti” şeklinde kendilerini suçlarlar. Boşanma karan verildikten sonra anne ve babanın birlikle bu karan çocuklarına aktarmaları; sakin ve kontrollü bir şekilde, ortak bir dil kullanarak anlatmaları; başaramadıkları takdirde ise bir uzmandan yardım almaları gerekmektedir.

Anne ve babanın ortak dil ve tutum içerisinde olması, çocuğun onlara duyduğu güvenin devamına yardımcı olacaktır. Boşanma ile birlikle anne ve baba olma görevlerinin değişmediği, bu kararın verilmesinin onlarla ilgisi olmadığını açıklamalıdırlar.

Ayrılık kararını çocuğun yaş durumuna en uygun cümlelerle açıklamak, anne ve baba olarak sorumluluklarınızın değişmediğini, her zaman onu seveceğinizi hissettirmek, görüşme düzeninizin nasıl olacağına hep birlikte karar vermek, çocukların bu süreçteki taleplerini hassas karşılamak gerekir.

Görüşmelerin düzenli olması da çocuk da güven duygusunu arttırır. Boşanmasının ilk dönemlerinde ebeveynler çocukların üzerine çok fazla düşerler; daha sonra normal yaşamlarına devam ederler.   Bu durum çocuklarda hayal kırıklığı yaratır.

Ayrıca anne ve babalar kendi aralarındaki sorunları çocuklarının önünde konuşmamaya özen göstermelidirler.

Ne Söylemeli?

Bu bilgilerden yola çıkarsak, çocuğa karşı kullanılabilecek en doğru cümlelerin, “Biz boşanıyoruz ve evlerimizi ayınyonız ama senin annen ve baban olmaya, seni sevmeye devam edeceğiz” benzeri olması gerektiğini söyleyebiliriz. Boşanma anne babalıktan bir vazgeçiş değil; eş olmaktan vazgeçmektir. Ve gerçekten de boşanmadan sonra annenin anneliğe, babanın da babalığa devam etmesi  önemlidir.

Anne ve babalar birbirinin yerini tutamaz. Babası tarafından terk edilen bir erkek çocuk, kendisini şekillendirmeye yardımcı olacak modelini de kaybediyor. Bir erkek veya gelecekte baba olmakla ilgili bilgileri yeterince edinemiyor. Sonucunda da davranışlarını kontrol etmek, sorumluluklarını yerine getirmek konusunda isteksiz davranabiliyor.

Verilen söz tutulmalı

Boşanma sürerinde çocukların ebeveynler arasında aracı olarak kullanılmaması önemli. Çocuklara verilen sözlerin tutulması da… Eğer baba çocuğuna cumartesi 12.00 için görüşme sözü verdiyse, çocuk o saatte babasını görmelidir. Anne ve babalar ayrılsalar da anne baba kalacaklardır. Bu nedenle birbirleriyle düzgün ilişki içinde olmaları, konuşmaları çok önemlidir. Boşanma sürecindeki öfkeler bir kenara bırakılıp; çocuklar için sağlıklı ilişki kurmaları çok önemlidir.

SEÇİL ÖZCAN CANDANGİL

Uzman Psikolojik Danışman- Pedagog